Page 404 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 404
2 / BAKARA SÛRESİ · 256 – 257
Bizim de anlayışımız bu son yoruma uygun düşmektedir. Dinde zorla-
manın yasaklanması “hakkın bâtıldan açıkça ayrılması” gerçeğine bağ-
lanmıştır. Bu gerçek değişemeyeceğine, Kur’an ortada bulundukça yeni-
den hak ile bâtıl birbirine karışır hale gelemeyeceğine göre buna dayalı
bulunan hükmün değişmesi de (neshi) söz konusu olamaz. Resûlullah
Ehl-i kitap olmayan kâfirlerden de cizye almıştır. Kâfirler barış isterler-
se bunun kabul edilmesi emrolunmuştur (Enfâl 8/61). Kâfirlerle savaş
emri “fitnenin ortadan kalkması ve dinin Allah için olması” (Enfâl 8/39)
gerekçelerine bağlanmıştır. Fitne zulümdür, düzensizliktir, anarşidir.
“Dinin Allah için olması”, bütün insanların İslâm’a girmeleri şeklinde
anlaşılamaz; çünkü en azından Ehl-i kitabın cizye vererek de olsa gay-
ri müslim olarak yaşamalarına izin verildiğinde ittifak vardır. Bütün bu
naslar, gerçekler ve uygulamalar bir araya getirildiğinde ortaya çıkacak
sonuç ve nihaî hüküm şu olmaktadır: İnsanların zorla din değiştirmeleri
hem imkânsız hem de hükümsüzdür, bu sebeple de yasaklanmıştır. Savaş
insanları zorla İslâm’a sokmak için değil, din yüzünden baskının ortadan
kalkması, din ve vicdan hürriyetinin hayata geçirilmesi, güçlü olanların
hukuku çiğnemelerinin engellenmesi içindir. Müslüman olmayanlar bu
hak, hukuk ve hürriyet düzenine uydukları müddetçe kendi inançlarında
kalma ve onu yaşama hakkına sahiptirler.
İkinci mesele müslümanların, dinin gereklerini yerine getirme konu-
sunda zorlanıp zorlanamayacakları ve âyetin bunu da içine alıp almadığı
konusu idi. Müslüman iken sonradan İslâm’dan çıkan kişinin (mürted)
öldürülmesiyle ilgili hüküm ilk bakışta “dinde zorlama yasağının müslü-
manları içine almadığı” zannını verirse de öncelikle böyle bir hükmün
Kur’an’da bulunmadığını kaydetmek gerekir. Yukarıda 217. âyetin tefsiri
sırasında açıklandığı üzere, konuya ilişkin hadislerin ve fıkhî görüşlerin
gerekçeleri dikkate alındığında bu hükmün müslümanın “dinini değiş-
tirmesi” sebebine değil “sosyal düzeni bozma, İslâm’a ve müslümanlara
karşı savaşma” gibi sebeplere bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Çiğnenen yasakların (haramlar) bir kısmı için öngörülen cezaî yaptı-
rımlar da kişinin dinî hayatına müdahale yani kişi ile Allah arasına girme
anlamında olmayıp sosyal düzenin korunmasına yöneliktir.
406

