Page 319 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 319
2 / BAKARA SÛRESİ · 204 – 207
culuğu sevmez. 206. Ona, “Allah’tan kork!” dense gururu kendisi-
ni günaha sürükler. Ona cehennem yeter! Orası ne kötü bir yataktır!
207. İnsanlardan öylesi de vardır ki, kendisini Allah’ın hoşnutluğunu
kazanmaya adamıştır. Allah, kullarına çok şefkatlidir.
Tefsiri
204-207. Yukarıda biri yalnız dünyayı isteyen, diğeri de hem dünyanın
hem de âhiretin iyiliklerini isteyen iki insan tipinden söz edilmişti. Bu
âyetlerde yine iki tip insan başka açılardan tanıtılmaktadır. Bunlardan
biri güzel sözlü fakat kötü niyetli, bozguncu ve yıkıcıdır; diğeri de “ken-
disini Allah’ın hoşnutluğuna adamış” olup –âyette zikredilmemekle bir-
likte– sözün gelişinden açıkça anlaşılmaktadır ki, ötekinin taşıdığı kötü
niteliklerden arınmıştır.
Bazı münafıkların Hz. Peygamber’in yanında dost gibi gözüküp arka-
sından yıkıcı hareketlerde bulunmaları üzerine bu âyetlerin indiği yolun-
da rivayetler varsa da müfessirlerin çoğunun görüşü, âyetlerin anılan
nitelikleri taşıyan herkesi kapsadığı yönündedir (Râzî, V, 187). Râzî’nin
de belirttiği gibi Allah Teâlâ bir topluluğu, bazı kötü niteliklerini gös-
tererek yerdiğinde, bundan o kişilerin zatını değil niteliklerini yerdiği
anlamı çıkar. Şu halde kim bu kötü nitelikleri taşıyorsa yergiyi de hak edi-
yor demektir (V, 197-198). Böylece bu âyetler Hz. Peygamber dönemin-
deki belli bir veya birkaç münafık hakkında inmiş olsa bile münafıklık,
riyakârlık, bozgunculuk, tahripçilik gibi kötü huy ve davranışlar konu-
sunda bütün insanlar için bir uyarı ve caydırıcılık değeri taşımaktadır.
“Hâkimiyeti ele aldığında...” diye tercüme ettiğimiz 205. âyetteki ifade,
“senin yanından ayrılıp gittiğinde...” şeklinde de anlaşılmıştır. Riyakâr
veya münafık tabiatlı kişiler genellikle insanın yanında hoşa gidecek sözler
söyler, sözlerinin doğruluğuna Allah’ı şahit bile koşarlar. Ayrılıp gittikle-
rinde veya herhangi bir yöneticilik elde ettiklerinde ise kötü ruhlu olmaları,
düşmanlık duyguları taşımaları sebebiyle önceki konuşmalarının aksine,
insanların geçimlerine ve nesillerine zarar vermek gibi yıkıcı ve düşmanca
davranışlarda bulunurlar. Muhammed Abduh’un yorumuna göre buradaki
“ürünleri ve nesilleri yok etme” ifadesi bir deyim olup bununla kötülerin,
bencil isteklerini ve tutkularını tatmin etmek uğruna insanları her türlü
ağır sıkıntılar içine sokmaları kastedilmiştir (Reşîd Rızâ, II, 248).
321

