Page 315 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 315

2 / BAKARA SÛRESİ · 197 – 203



             Kur’an-ı Kerîm’de takvânın karşıtı olarak gösterilen kavramlardan
           biri de “zulüm”dür. Câsiye sûresinin 19. âyetinde bildirildiğine göre
           “Kuşkusuz haktan sapanlar (zâlimler) birbirlerinin dostları ve koruyucu-
           larıdır, Allah da kendisini sayanların (müttak^ler) koruyucu dostudur.”
           Bu âyette zulüm, daha ziyade inkârcıların Allah’a ve İslâmî ilkelere karşı
           inatçı ve anlamsız direnişlerini, müslümanlara revâ gördükleri haksız-
           lıkları ifade eder.
             Açıkça görüldüğü üzere, Kur’an-ı Kerîm’in büyük önem verdiği tak-
           vâ kavramı, bütün bu bilgilerden çıkan sonuca göre başlıca şu iki temel
           anlamı içermektedir: a) Takvâ, itikadî konularda yanlış ve bâtıl inançlara
           kapılmaktan, ahlâkî ve amelî konularda ruhu kirleten kötü duygulardan,
           fena huylardan; eksik, kusurlu, zararlı ve haksız davranışlardan, İslâm
           dininde esasları belirlenmiş olan hayat tarzına uymayan bir yaşayış-
           tan sakınmak, uzak durmaktır. b) Takvâ, bütün faaliyetlerde, ödevlerin
           yerine getirilmesinde, her türlü kötülüklerin terkedilmesinde öncelik-
           le Allah’tan ittikadır; yani Allah korkusunu, O’na karşı saygılı olmayı ön
           plana çıkararak bu saygıyı, davranışların ve hayatın temeli, âyetteki deyi-
           miyle hayatın azığı yani gıdası yapmaktır. İşte takvâ bütün bu erdemle-
           ri kapsayan en geniş kapsamlı fazilettir. Bu sebeple de maddî gıdaların
           bedenimizi beslemesi gibi –konumuz olan âyetin ifadesiyle– “azığın en
           hayırlısı” olan takvâ da ruhumuzu besler.


           198-199. Câhiliye devrinde, barış dönemi sayıldığı için “haram aylar”
           diye anılan hac mevsimi (zilkade, zilhicce, muharrem ayları) aynı zamanda
           bir ticaret mevsimiydi; fakat müslümanlar günah olacağı kaygısıyla ihra-
           ma girdikten sonra alışverişle meşgul olmuyorlardı. İşte “Rabbinizden
           bir lutuf beklemenizde sizin için bir günah yoktur” buyurularak müslü-
           manların böyle bir endişeye kapılmalarının gereksiz olduğu, meşruiyet
           çerçevesinde ihramlı iken de ticaret yapıp Allah’ın lutfundan yararlana-
           bilecekleri bildirilmektedir.
             Arafat Mekke’nin 21 km. doğusunda, yaklaşık 14 km2 genişliğinde düz
           bir alanın adıdır. Bu alana bitişik olan dağ da Arafat ismiyle anılır. Ancak
           halk arasında, bu dağın devamı gibi duran Cebelirahme adlı küçük tepeye
           Arafat dağı denilmektedir. Haccın rükünlerinden olan vakfe bayramdan



                                                                                   317
   310   311   312   313   314   315   316   317   318   319   320