Page 322 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 322

2 / BAKARA SÛRESİ · 208 – 210





                            209








                                               210




                         Meâli
                         208. Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın pe-
                         şinden gitmeyin; çünkü o, apaçık düşmanınızdır. 209. Size açık seçik
                         kanıtlar geldikten sonra yine de yalpalarsanız bilin ki Allah güçlüdür,
                         hakîmdir. 210. Onlar, ille de Allah’ın ve meleklerin, bulutların gölge-
                         leri arasından çıkıp gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar! Bütün
                         işler Allah’a dönecektir!

                 Tefsiri
                 208. Metindeki silm kelimesi, “uzlaşma, barış, teslimiyet, itaat” demektir
                 (Reşîd Rızâ, II, 256). Râgıb el-İsfahânî’nin tanımına göre silm, “bir insa-
                 nın diğerinden zarar görmemesi, iki tarafın birbirine güvenmesi” anla-
                 mına gelir (el-Müfredât, “slm” md.). Silmin bu son anlamını en iyi ifade
                 eden Türkçe karşılığı ise “barış” kelimesidir. Aynı kökten gelen İslâm
                 kelimesinde hem “teslimiyet ve itaat” hem de “barışa katılma” anlamı
                 olduğu için (bk. Râgıb el-İsfahânî, gös. yer.), tefsirlerde silm kelimesi
                 “İslâm” diye de açıklanmıştır (İslâm kelimesinin anlamı konusunda bilgi
                 için ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/19). Her ne kadar âyetin “ey iman edenler”
                 diye başlamasına bakarak silmin İslâm anlamına geldiği şeklindeki açık-
                 lamanın isabetli olmayacağı düşünülebilirse de, mümin ve müslüman
                 oldukları halde dinin buyruklarına tam olarak uymayan, hatta yaşayışla-
                 rına bakıldığında gayri müslimlerden farklı oldukları bile anlaşılamayan
                 insanların her dönemde bulunabildiği dikkate alınarak âyeti, “Ey iman
                 edenler! Hepiniz İslâm’a tam olarak girin; onun gereklerini eksiksiz
                 yerine getirin ve bu suretle doğru dürüst müslüman olun. Müslümanlığın



          324
   317   318   319   320   321   322   323   324   325   326   327