Page 306 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 306
2 / BAKARA SÛRESİ · 196
masıyla ilgili iki farklı görüş ortaya çıkmıştır: Kelimeyi “mekân” anlamın-
da alan Ebû Hanîfe gibi âlimlerin görüşüne göre âyette söz konusu edilen
kurbanın kesim yeri Harem bölgesi olup hacca gitmesine engel çıkanlar,
birer kurban alıp Harem’e gönderirler ve kurbanları kesilinceye kadar
ihramdan çıkmazlar. “Mahil” kelimesini zaman ismi olarak alan İmam
Şâfiî ve ona uyanlara göre kurban kesme yeri engellenenlerin bulundukla-
rı yerdir, dolayısıyla kurbanlarını Harem’e göndermelerine gerek yoktur;
bulundukları yerde keser, ihramdan çıkarlar.
Hacıların ihramlı oldukları süre içinde tıraş olmaları yasaktır. Ancak
âyet sağlık problemi bulunanlara, bir fidye ödemeleri koşuluyla tıraş olma
ruhsatı vermektedir. Fidye, mazereti sebebiyle belirli bazı dinî görevle-
ri yerine getiremeyen kimseden, buna karşılık olarak ödemesi istenen
bedeli ifade eder. Hac görevleriyle ilgili bu bedel oruç tutmak, sadaka ver-
mek veya kurban kesmekle ödenir. Bir hadise göre orucun süresi üç gün-
dür; sadaka vermek isteyen kişi ise altı yoksulu akşamlı sabahlı doyurur
(Müslim, “Hac”, 80-86).
Âyette “yoksulu doyurma” anlamında geçen sadaka kelimesinin İslâmî
literatürde oldukça geniş bir anlamı vardır. Bu geniş anlamı, “muh-
taç durumda bulunanlara, karşılık beklemeden, Allah rızâsı için yapılan
maddî yardım, bağış” şeklinde özetlemek mümkündür. Sadaka kavramı
“infak”la da yakından ilgili olmakla birlikte infak daha geniş kapsamlı
olup, sadaka vermenin yanında başka türlü harcamaları da kapsar (geniş-
bilgi için bk. Bakara 2/254 vd.). Kur’an-ı Kerîm’de servetlerin gerçek
sahibinin Allah olduğu, Allah’ın dünya malını insanlara emanet ola-
rak verdiği vurgulanarak, sadaka vermek vb. hayırlar yapmak suretiyle
Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak gerektiği bildirilerek bunun dinî, ahlâkî
ve toplumsal bakımdan kazandıracağı yararlar üzerinde önemle durulur
(meselâ bk. Âl-i İmrân 3/26; Nûr 24/33; Hadîd 57/7); Allah Teâlâ’nın
sadaka verenleri ödüllendireceği belirtilir (Yûsuf 12/88). Ahzâb sûresinde
(33/35), iman, ibadet, sabır gibi başlıca görevlere düşkün olmaları sebe-
biyle Allah’ın bağışına, mükâfatına kavuşacaklar arasında “sadaka veren
erkekler ve sadaka veren kadınlar” da sayılmıştır. Müslümanlar arasında
güçlü bir kardeşlik bağı kuran ve maddî dayanışmayı İslâm ümmetinin
başlıca özelliklerinden biri haline getiren Hz. Peygamber’le bazı sahâbî-
308

