Page 303 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 303

2 / BAKARA SÛRESİ ·  196



           (d) şıkkında gösterilen şart aranmaz. Günümüz imkân ve şartlarını dik-
           kate alarak, diğer mezhep mensuplarının da Mâlikîler’in bu görüşüyle
           amel edebilecekleri kanaatindeyiz.
             Haccın Geçerli (Sahih) Olmasının Şartları. Başlanan bir haccın geçerli
           ve makbul olması için, a) müslüman olmak, b) âkıl (temyiz gücüne sahip)
           olmak, c) hac niyetiyle ihrama girmek, d) haccın rükünlerini özel zaman-
           larda yerine getirmek, e) yine bunları özel mekânlarda yerine getirmek.
             Bunlardan başka fıkıh kitaplarında haccın vâcipleri, sünnetleri, hac
           sırasında yapılması sakıncalı tutum ve davranışlarla hacca hazırlık, gidiş
           yolculuğu, uygulanması ve dönüş yolculuğunun âdâbı gibi çeşitli konu-
           larda ayrıntılı bilgiler yer alır. Ayrıca hac hayli ayrıntılı ve karmaşık bir
           ibadet  olduğu,  bazı  yanlışların  yapılması  halinde  bedeller  ödenmesi
           gerektiği için, hac yolculuğunun başlangıcından bitimine kadar süren
           uygulamasıyla ilgili geniş bilgiler verilir; değişik uygulama aşamalarının
           her birinde okunması uygun olan duaların metinleri aktarılır.
             Hem malî hem de bedenî ibadetler olan hac ve umre, gerek birey gerek-
           se ümmet çapında çok geniş etkiler bırakan, çok yönlü yararları bulunan
           ibadetlerdir. Hac her şeyden önce, Allah’ın buyruğu olması itibariyle
           önem taşır ve müslüman, bu buyruğa uymak düşüncesiyle pek çok zor-
           luk ve fedakârlıklara katlanarak bu ibadeti yerine getirmekle inancının
           derinliğini dışa vurmuş olur. Bu sebeple Gazzâlî haccı, “dinin kemale
           ermesi ve teslimiyetin tamamlanması” diye tanımlamıştır (İhyâ, I, 314).
           Hac bir anlamda inanan insanların Allah’ın buyruğuna uyarak yurtları-
           nı, ailelerini, dostlarını, servetlerini terketmeye, arzularını sınırlayıp
           sıkıntılara göğüs germeye hazır olduklarının bir ifadesi, bunu yansıtan
           bir uygulamadır. Bu sebeple bilhassa tasavvuf geleneğinde hacca hazır-
           lık aşaması, bir yönüyle ölüme hazırlığa, ihram da kefene benzetilmiştir.
           Çünkü hac ibadeti süresince, özellikle ihramlı iken kul âdeta dünyayı ve
           dünya işlerini terketmiş; kendisini Allah’a kulluğa vermiş, O’nun irade-
           sine teslim olmuştur. Böylece bir bakıma hac “ölmeden önce ölmek”tir;
           Allah’ın huzurunda hesaba çekilmeden önce kulun kendisiyle hesaplaş-
           masıdır. Hac esnasında insanlara ve bitkilere zarar vermenin yasaklan-
           ması, müslümanın hemcinslerine ve tabiata daha çok saygı duymasını
           telkin eden anlamlı bir görevdir; şeytan taşlama ise âdeta bütün hacılarca



                                                                                   305
   298   299   300   301   302   303   304   305   306   307   308