Page 304 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 304
2 / BAKARA SÛRESİ · 196
günahlara ve günahkârlığa karşı duyulan nefretin eyleme dönüşmesidir.
Bu sebeple namazdaki hareketler ve özellikle secde nasıl sembol diye
hafife alınamazsa şeytan taşlama ve diğir hac sembolleri de küçümsene-
mez, terkedilemez.
Dünyanın hemen bütün milletlerinden, farklı dilleri konuşan, sayısı
milyonları bulan müslümaların, İslâm’ın en kutsal beldesinde en kutsal
zamanda ruhları aynı inanç, duygu ve heyecanla dolmuş, bedenleri aynı
örtüye bürünmüş olarak bir araya gelmeleri, hep birlikte aynı kuralla-
rı uygulamaları, aynı tekbir ve tehlîli terennüm etmeleri muhteşem bir
tevhid manzarası oluşturur. Çok uzak ülkelerin müslümanları, –birbir-
lerinin dillerini anlamasalar da– aynı duygu, düşünce ve inancı paylaş-
tıklarını hisseder ve yaşarlar; birbirlerini tanıma ve kendi ülkelerinde-
ki dindaşlarına tanıtma fırsatını bulurlar. Hac insanın bedensel ve malî
birçok fedakârlığa katlanarak kulluğunu rabbine arzettiği, inancındaki
sadakati gösterdiği dinî bir vecîbe olduğu kadar, dünya müslümanlarının
her yıl gerçekleştirdikleri, ortak sorunlarını en üst düzeyde ve en geniş
katılımla görüşüp tartışma imkânını buldukları bir zirvedir. Bizzat Hz.
Peygamber, hayatının ilk ve tek haccını bu anlayış içinde icra etmiş; hac
pratiklerinin (menâsik) icra edildiği çeşitli mekânlardaki konuşmaları
yanında, özellikle “Vedâ hutbesi” diye tarihe geçen ve müslümanların
ortak meselelerine ilişkin görüşlerini ve çözümlerini içeren (bk. Buhârî,
“Hac”, 132; Ebû Dâvûd, “Hac”, 57) konuşmasıyla haccın, yalnız uhrevî
yararı olan ruhanî bir ibadet olmadığını, aynı zamanda dünyevî meselele-
rin gündeme getirildiği müslüman milletler arası bir zirve işlevi görmesi
gerektiğini ortaya koymuştur.
Bütün güzellikleriyle hac müslüman için bir özlemdir ve müslüman –
başka amaçlar için para kazanması yanında– kendine peygamber yurdunu
görüp, zaman sınırlarını aşarak ashap ile bütünleşme duygularını yaşa-
tacak, mânevî arınmaya ulaştıracak, dünyadaki kardeşleriyle buluştura-
cak ve nihayet bağışlanmış olarak dönmek gibi nice erişilmez güzellikleri
yaşatacak olan hacca gidebilmek için de para kazanmaya çalışır.
Sözlükte “ziyaret” anlamına gelen umre, dinî bir terim olarak “yerinde
giyilmiş ihramla Kâbe’nin çevresinde dönmek (tavaf) ve Safâ ile Merve
arasında koşmak (sa‘y) suretiyle yerine getirilen ibadet”i ifade eder.
Haccın aksine, umrenin belirli bir vakti bulunmamakla birlikte, rama-
306

