Page 305 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 305
2 / BAKARA SÛRESİ · 196
zan ayında yapılmasının daha sevap olduğunu bildiren rivayetler vardır.
Yerine getirilmesi Hanefîler’le Mâlikîler’e göre sünnet-i müekkede,
Şâfiîler’le Hanbelîler’e göre ise vâciptir.
Âyetin hükmünün genel olduğu dikkate alınarak metindeki “etimmû...”
kelimesi “Eksiksiz yerine getirin” şeklinde çevrilmiştir. Ancak bu âyetin,
Hz. Peygamber ve diğer müslümanların Kâbe’yi ziyaretlerine izin veril-
memesi üzerine imzalanan Hudeybiye Anlaşması’ndan sonra indiği dik-
kate alınarak, sözleşme uyarınca bir sonraki yılda yarım kalan bu ziyare-
tin tamamlanmasını emrettiği, bu sebeple ilgili kelimenin “tamamlayın”
diye de çevrilebileceği belirtilmektedir (bk. Ateş, I, 340). Âyetteki “Allah
için” kaydı, “Haccı ve umreyi yalnız Allah’a ibadet maksadıyla yapın; baş-
ka amaçlar gütmeyin, hacca riya katmayın” anlamına gelir.
Müslümanların hicretin 7. yılı Zilkade ayında (Mart 629) gerçekleş-
tirdikleri umre ziyaretine İslâm tarihinde “umretü’l-kazâ” denilmiştir.
Bu umre yolculuğuna 2000 civarında müslüman katıldı; bunlar tekbirler
getirerek Mekke’ye girdiler. Mekkeliler, şehri boşaltarak etraftaki tepe-
lerden müslümanları izlediler. Üç gün süren bu umre süresince bir yan-
dan da muhacirler eski yurtlarını görüp Mekke’de kalan yakınları hak-
kında bilgi topladılar.
Âyette, “Engellenirseniz kolayınıza gelen bir kurban gönderin” buyu-
rulmaktadır. Buradaki engelden maksat ağırlıklı görüşe göre, hac yapma
imkânını ortadan kaldıran veya tehlikeye düşüren hastalık, yol emniye-
tinin olmayışı, düşman tehlikesi gibi iç ve dış olumsuzluklardır. Nitekim
âyetin devamındaki “güvenlikte olduğunuzda” ifadesi de bunu destekle-
mektedir. Meâlinde “kurban” diye çevirdiğimiz hedy kelimesi, sözlükte
“gönderilen, hediye edilen” demektir veya hediye kelimesinin çoğuludur
(İbn Âşûr, II, 224). Dinî bir terim olarak, “Kâbe’ye hediye olarak kesilen
kurban” anlamına gelir. Konumuz olan âyette de işaret buyurulduğu üzere,
aynı hac döneminde hem hac hem de umre yapanların (kırân ve temettu‘
haccı) kurban kesmesi vâciptir; sadece hac (ifrad haccı) yapanlar ise ister-
lerse kurban kesmeyebilirler.
Âyette hastalık ve benzeri bir engel yüzünden Kâbe’ye varamayanların
uygun bir kurbanlık göndermeleri, bir özrü bulunmayanların kurban-
lık hayvan mahalline ulaşıncaya kadar tıraş olmamaları istenmektedir.
Buradaki “mahal” (mahil) kelimesinin anlamından dolayı âyetin uygula-
307

