Page 292 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 292
2 / BAKARA SÛRESİ · 190 – 195
lümanlar kendi devletlerini kurup siyasal bağımsızlıklarına kavuşunca,
zamanla ayrıntıları belirlenen bazı şartlara ve kurallara riayet etmeleri
kaydıyla, savaşmalarına izin verilmiş ve gerektiğinde emredilmiştir. Bu
iznin ilk kez Hac sûresinin 39. âyetiyle verildiği anlaşılmaktadır; ancak
konumuz olan âyeti de bu çerçevede düşünmek mümkündür. Âyette özel-
likle savunma amaçlı savaşın emredildiği görülmektedir ve İbn Atıyye’ye
göre (I, 262) bu, savaşı emreden ilk âyettir.
Müfessirlerin çoğunun görüşüne göre âyetin “Aşırılığa sapmayın; Allah
aşırılığa sapanları sevmez” meâlindeki bölümü hem haksız saldırıyı hem
de başlanmış bir savaşta aşırı gitmeyi, gereksiz kan dökmeyi ve çevreye
zarar vermeyi (Reşîd Rızâ, II, 208) yasaklamaktadır. Nitekim Zemahşerî,
âyetin, savaşı başlatmayı yani savaş çıkarmayı yasakladığı gibi, başlamış
bir savaşta kadınların, yaşlıların, çocukların ve benzerlerinin öldürülme-
sini, anlaşmalı bir topluluğa saldırılmasını, baskın saldırılar düzenlen-
mesini de yasakladığını ifade etmiştir. Taberî’nin aktardığı bazı rivayet-
lerde (II, 190) din adamları ve tek taraflı olarak ateş kesip barış teklifinde
bulunanlar da öldürülmesi yasaklananlar içinde gösterilmiştir. Esasen
âyetin “Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın” şeklindeki ifa-
desinden, sadece fiilen savaşa katılanların ve savaşmayı sürdürenlerin
öldürülebileceği açıkça anlaşılmaktadır.
191-192. “Onları yakaladığınız yerde öldürün” ifadesindeki “onlar”dan
maksat bir önceki âyette geçen müslümanlara karşı savaş açan düşman
tarafıdır. Kuşkusuz barış zamanlarında barışın kuralları savaş zaman-
larında da savaşın kuralları geçerlidir. Önceki âyetin ikinci bölümünde
müslümanlara haksız saldırılara ve her türlü aşırılığa sapmaları yasak-
lanarak savaşın temel ahlâk ilkesi açıkça belirtildikten sonra, burada
da düşmana hücum ederek askerlerinin yakalanıp öldürülmesi savaşı
kazanmanın gereği olarak ortaya konmaktadır. Zira savaşa kazanmak için
girişilir. İnsan gücünün birinci derecede önem taşıdığı bir savaşı kazan-
manın ilk şartı da –özellikle klasik savaş şartlarında– düşmanın insan
gücünü kırmaktır. Hayatın gerçeklerinin, kötülükleri önlemede savaş-
mayı gerekli kıldığı durumlarda “barışçılık”tan söz etmek anlamsızdır.
Kur’an-ı Kerîm olması gerektiği kadar barışçıdır. Bununla birlikte müs-
294

