Page 287 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 287

2 / BAKARA SÛRESİ · 188



           Tefsiri
           188. “Haksızlık” diye çevirdiğimiz bâtıl kelimesi “hakk”ın zıddı olup
           “asılsız, gerçek bir şeyin karşılığı olmayan, kalıcı olmayan” şeklinde
           tanımlanmıştır (Reşîd Rızâ, I, 195). Âyette İslâmiyet’in temel bir ilkesi
           ortaya konmaktadır. Buna göre –aksini mümkün kılan özel bir hüküm
           bulunmadıkça– hiçbir müslüman kişi veya kurum, başka hiçbir kimse-
           nin malını, rızâsı olmadan veya tam ve gerçek bir karşılığını vermeden
           alamaz, yiyemez; hâkimin kararı da bu hükmü değiştiremez, haramı helâl
           yapamaz. Bu genel bir hüküm olup aslında bu hükmün kapsamına giren
           rüşvet yasağı, önemi ve yaygınlık kazanmaya elverişli olması sebebiyle
           özellikle zikredilmiştir.
             Âyetten hem kazanç hem de harcama faaliyetlerinin meşrû zeminde
           yürütülmesi şeklinde genel bir ilke çıkmakta; haksız menfaat sağlamak,
           maddî veya mânevî bir karşılık elde etmek için işbaşındakilere mal (veya
           para) vermek yasaklanmaktadır. Bu şekilde çıkar elde etmek için yetkili
           kişilere menfaat sağlamaya rüşvet denir. Helâl ve meşrû yollardan kaza-
           nıp harcamayı emreden genel hükümlü başka birçok âyet ve hadis rüş-
           vet yasağını da kapsamakla birlikte, bu âyette ve bazı hadislerde rüşvet
           özellikle söz konusu edilerek yasaklanmış, hatta hadislerde buna tevessül
           edenler lânetlenmiştir (bk. Tirmizî, “Ahkâm”, 9; Ebû Dâvûd “Akdıye”,
           4). Rüşvet vermek ve almak haram olduğu gibi, rüşvet vererek temin
           edilen menfaat da haramdır. Rüşvet zaman zaman bazı toplumlarda son
           derece ciddi, yaygın ve yıkıcı bir hastalık halini alabilmektedir. Bu hasta-
           lıktan korunmayı veya tedavi etmeyi başaran toplumların uygulamasın-
           dan anlaşıldığına göre bunun için başta eğitim olmak üzere din, ahlâk,
           hukuk, iktisat, siyaset gibi sosyal disiplinlerin birlikte işletilmesi gerek-
           mekte; bu illete karşı verilen mücadelenin başarılı olmasında, bir yandan
           toplumda sosyal adaletin geliştirilmesi bir yandan da hukuk düzeninin
           kurulması ve adalet mekanizmasının etkin biçimde çalıştırılması özel bir
           önem taşımaktadır.
             Âyetten, “Gerçekte size ait olmayan bir malı elde etmek için haksız
           olduğunuzu bile bile onun kendi malınız olduğunu iddia etmeyiniz, bu
           şekilde haksız kazanma yollarına tevessül etmeyiniz, bunu dava konu-
           su yapmayınız” anlamı da çıkmaktadır. Buna göre bir mal başka birinin



                                                                                   289
   282   283   284   285   286   287   288   289   290   291   292