Page 286 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 286

2 / BAKARA SÛRESİ · 188



                   Bu şartlarda yaşayan müminlerin uygulayacakları vakit cetveli bakı-
                 mından âlimlerce iki yol gösterilmiştir: 1. Mekke takvimini uygulamak.
                 2. Kendilerine en yakın normal bölgenin takvimini uygulamak. Kıyamet
                 yaklaştığında ve deccâl çıktığında günün çok uzun olacağını bildirmesi
                 üzerine Hz. Peygamber’e, bu “bir yıl kadar uzun günde” namazları nasıl
                 kılacaklarını soran sahâbîler, “Daha önceki normal günlere göre kılarsı-
                 nız” cevabını almışlardı. Bu hadis de yukarıdaki çözüme ışık tutmaktadır
                 (Müslim, “Fiten”, 110; genişbilgi için bk. Hayreddin Karaman, İslâm’ın
                 Işığında Günün Meseleleri, I, 113 vd.).
                   “Mescidlerde ibadete çekilmişken kadınlarla cinsî ilişkide bulunma-
                 yın” cümlesinde geçen ibadetin İslâm geleneğinde adı itikâftır. İtikâf
                 “cemaat, köy, mahalle vb. halkından en az bir müminin, mescide çekile-
                 rek bir müddet kendini ibadete vermesi, evinden, işinden ayrı kalması,
                 halkla günlük ilişkilerini askıya alması” şeklinde yapılır. İbadet niyetiyle
                 kısa bir müddet bile mescidde kalmak itikâf sayılmıştır. Hz. Peygamber
                 ramazanın son on gününde mescidde itikâf ibadeti yapmış, son yılında
                 bunu iki katına çıkarmıştır (Buharî, “İtikâf”, 1-6; Müslim, “İtikâf”, 1-6).
                 Bazı eşleri ve sahâbîler de bu konuda ona uyup aynı ibadeti ifa etmişler-
                 dir. İtikâf ibadeti yapan kimseye yasak olan şey, tabii ve zaruri ihtiyaçları
                 dışında mescidden çıkmak ve eşiyle cinsel ilişkide bulunmaktır.

                                                                                 188












                                                                 188


                         Meâli
                         188. Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Bile bile, günaha sa-
                         parak, insanların mallarından bir kısmını yemeniz için onun bir parça-
                         sını yetkililere aktarmayın.



          288
   281   282   283   284   285   286   287   288   289   290   291