Page 741 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 741

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 190 – 200



           mişsinizdir” anlamında bir ara cümleye yer verilmesi, kadınla erkeğin
           birbirinin tamamlayıcısı ve bir bütünün parçaları olduklarını, biri olma-
           yınca diğerinin de olamayacağını ifade eder. İki cinsten her birinin diğe-
           rinde olmayan özellikleri vardır. Ancak bunlar üstünlük sebepleri değil
           birbirini tamamlayıcı özelliklerdir. Allah katında üstün olan O’nun emir
           ve yasaklarına uygun hareket edendir (Hucurât 49/13).
             Rivayete göre müminlerin annesi Ümmü Seleme, “Ey Allah’ın resulü!
           Yüce Allah Kur’an’da (erkeklerin hicretini övüyor), kadınların hicreti
           hakkında hiçbir şey söylemiyor” demiş, bunun üzerine bu âyet inmiştir
           (Tirmizî, “Tefsîr”, 5; İbn Kesîr, I, 165). Bu rivayetten de anlaşılacağı üzere
           Kur’an’da hicret ve cihadın önemi Arap dilinde erkekler için kullanılan
           fiil kalıplarıyla vurgulandığından hanımlar, burada vaad edilen mükâfat-
           larda kendilerinin payının olup olmayacağı konusunda tereddüt etmişler,
           Allah bu âyeti indirerek kadınların amellerin karşılığı konusunda erkek-
           lerden ayrı tutulmadığını haber vermiştir. Çünkü onlar da erkeklerle
           beraber Allah yolunda çeşitli eziyet ve işkencelere katlanmışlar; müşrik-
           lerin baskıları neticesinde hicret etmeye ve yurtlarından çıkmaya mecbur
           kalmışlardır. Nitekim gerek Habeşistan’a gerekse Medine’ye erkeklerle
           birlikte müslüman hanımlar da hicret etmişler ve hicretin sıkıntılarına
           onlarla birlikte katlanmışlardı.
             Savaşlara gelince, müslüman hanımlar bu cihada da –uygun şekillerde–
           katılarak sevabından paylarını alırlar. Nitekim Hz. Peygamber zamanında
           ve sonrasında bazı hanımların savaşa katılarak hastalara bakma, yaralıları
           tedavi etme, askerlere su verme vb. hizmetler gördükleri, hatta gerek-
           tiğinde düşmanla yiğitçe vuruştukları bilinmektedir. Uhud Savaşı’nda
           Medine’de kalıp savunma savaşı yapmayı teklif edenler savaşta hanım-
           lardan ve çocuklardan da yararlanmayı düşünmüşlerdi; Resûlullah da bu
           grubun içindeydi (bk. Buhârî, “Cihâd”, 62-68; Müslim, “Cihâd”, 134-
           137). Unutmamak gerekir ki müslüman askerleri tedavi edip sağlığına
           kavuşturmak, düşman askerlerini etkisiz hale getirmek için savaşmak
           kadar değerli olduğu gibi bilfiil savaşacak askerleri yetiştirmek ve onla-
           ra mânevî destek sağlamak da savaştaki başarının önemli bir parçasıdır.
           Allah, erkek olsun kadın olsun, kendi yolunda cihada katılanların günah-
           larını affedeceğini ve onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarak



                                                                                   743
   736   737   738   739   740   741   742   743   744   745