Page 742 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 742

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 190 – 200



                 ödüllendireceğini vaad etmiştir. Bu ödül insanların hayal edemeyeceği
                 kadar güzel ve değerlidir. Hz. Peygamber de Allah yolunda şehit olanla-
                 rın, kul hakları hariç bütün günahlarının affedileceğini haber vermekte-
                 dir (İbn Kesîr, II, 166; “sevap” hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3/145).

                 196-198. Her ne kadar söze Hz. Peygamber’e hitap eden bir ifade ile
                 başlanmışsa da asıl muhatap ümmetidir. Râzî’nin kaydettiğine göre bazı
                 müminler ticaretle uğraşan Mekke müşriklerinin nimetler içerisinde
                 yaşadıklarını görünce, “Allah’ın düşmanları refah içinde yaşıyorlar, biz
                 ise açlıktan ve takatsizlikten ölüyoruz” demişler, bunun üzerine bu âyet-
                 ler inmiştir. Bunların zengin yahudilere imrenenler hakkında indiği de
                 söylenmiştir (IX, 152). 196. Âyet, Hz. Peygamber’in şahsında müminleri
                 teselli etmekte ve kâfirlerin yeryüzünde nimetler içerisinde dolaşmala-
                 rına aldanmamalarını tavsiye etmektedir. Çünkü onlara verilen nimetler
                 ne kadar çok olursa olsun geçici olup yok olmaya mahkûmdur; bu sebep-
                 le Allah katında hiçbir değeri yoktur. Nitekim 197. âyette kâfirlere veri-
                 len nimetlerin az bir dünya metaı olduğu ifade edilmiş, daha sonra da
                 varacakları yerin cehennem olduğu bildirilerek dünya metaının kâfirler
                 için cehennem azabına sebep olduğuna işaret edilmiştir. 178. âyette de
                 “Onlara verdiğimiz fırsat ancak günahlarını arttırmaya yarıyor” buyurul-
                 muştur. Oysa 198. âyette ifade buyurulduğu gibi rablerine karşı içtenlikle
                 kulluk eden müminlere âhirette sürekli olarak içinde yaşayacakları cen-
                 net nimetleri verilecektir. Şüphesiz ki bu lutuf dünyada kâfirlere geçici
                 olarak verilen nimetlerden çok daha iyidir.
                   198. âyette geçen nüzûl kelimesi “misafiri ağırlamak için ona ikram edi-
                 len yiyecek, içecek vb. ikram” anlamına gelir. Yüce Allah müminlere değer
                 verdiği için onlara vereceği nimete bu ismi vermiştir. Nitekim Fussılet
                 sûresinin 31-32. âyetlerinde şöyle buyurmuştur: “Biz, dünya hayatında da
                 âhirette de sizin dostunuzuz. Orada, çok bağışlayıcı, çok merhametli olan
                 Allah’tan bir ikram olarak sizin için canınızın çektiği her şey bulunacak,
                 yine orada umduğunuz her şeyi elde edeceksiniz” (“ebrâr” hakkında bilgi
                 için bk. Bakara 2/177).
                 199. Hadis kaynaklarında bildirildiğine göre Hz. Peygamber’e iman
                 etmiş olan Habeş Necâşîsi Ashame vefat ettiği zaman Hz. Peygamber



          744
   737   738   739   740   741   742   743   744   745