Page 733 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 733
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 185 – 189
mümin, kâfir ve münafıklardan böyle bir karakter taşıyan herkes için
geçerlidir. Bu karakterdeki insanlar övülmeye lâyık bir iş yapmadıkla-
rı halde kendilerinin dindar, Allah’tan korkan bir mümin olarak bilin-
melerinden ve bu özelliklerle övülmekten hoşlanırlar. Oysa onların bu
iddiaları boş bir kuruntu, kibir ve kendilerini aldatmaktan başka bir şey
değildir. Bu sebeple yüce Allah “Sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır!
Onlar için elem verici bir azap vardır” buyurarak bu karakterdeki kimse-
lerin şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını vurgulamıştır.
Âyetin “sanma ki” diye tercüme edilen “lâ tahsebenne” kısmı, başka bir
kıraatte “lâ yahsebenne” şeklinde okunmuştur. Bu takdirde âyetin meâli
şöyle olur: “Yaptıklarından memnun olanlar, yapmadıklarıyla övülmek-
ten hoşlananlar sanmasınlar ki evet onlar sanmasınlar ki bu davranışları
kendilerini azaptan kurtaracaktır; onlar için elem verici bir azap vardır.”
Ehl-i kitap’tan olanların bu davranışları kendilerini aldatmaktan başka
bir şey olmamakla birlikte Hz. Peygamber’i de üzmüştür. Zira onlar, bir
önceki âyette belirtildiği üzere gerçeği gizlemeyeceklerine dair Allah’a söz
vermiş oldukları halde onu gizleyerek Hz. Peygamber’in sorularına yanıl-
tıcı cevaplar vermişler, üstelik yapmadıkları bir şeyle de övülmek istemiş-
lerdir. Bu sebeple onlar için elem verici bir azap hazırlanmış olduğu ken-
dilerine haber verilmiştir. Bir rivayete göre ise âyet münafıklar hakkında
inmiştir.
189. Muhammed Abduh’un bizim de katıldığımız yorumu şöyledir: Bu
âyetle önceki âyetler arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Sanki yüce
Allah şöyle demek istemiştir: Ey müminler! Sakın üzülmeyin, zayıflık
göstermeyin, sabırlı olun, kötülükten sakının, azminizi kırmayın,
hakkı açıklayın, sakın onu gizlemeyin, Allah’ın âyetlerini az bir değer
karşılığında satmayın, yaptığınızla övünmeyin, yapmadığınızla övülmek
istemeyin, sizi üzecek olaylara karşı Allah size yeter; O sizi, yasaklanan
bu çirkin şeyleri yapmaya muhtaç kılmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne
varsa hepsi O’nundur. O mülkünden istediğine dilediği kadar verir. O,
her şeye kadirdir. Ehl-i kitap ve müşriklerden sizi elleriyle ve dilleriyle
incitenlere karşı size yardım etmek O’na zor gelmez. Bütün işler O’na
döner; işleri hikmetiyle ve sünnetiyle (ilâhî kanunuyla) yürüten O’dur.
Âyet-i kerîme iyilik ve hayrın, Allah’ın gösterdiği doğru yolda olduğu-
na işaret ettiği gibi aynı zamanda Hz. Peygamber ve müminler için bir
735

