Page 730 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 730

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 185 – 189



                 almaları mümkün değildir. Asıl mükâfat veya cezalar âhirette eksik-
                 siz olarak ödenecek ve ebedî mutluluk veya bedbahtlık orada olacaktır.
                 Dünya geçici olduğu için dünyada alınan karşılıklar da geçici ve aldatı-
                 cıdır. Bu yüzden âyette “Dünya hayatı zaten aldatıcı şeylerden ibarettir”
                 buyurulmuştur. Bir kimsenin dünyada bolluk ve refah içinde yaşaması
                 onun kurtuluşa erdiği anlamına gelmediği gibi fakirlik ve yoksulluk içe-
                 risinde yaşaması da onun yanlış yolda ve Allah’ın yardımından yoksun,
                 bedbaht biri olduğunu göstermez. Asıl kurtuluş ve mutluluk âhirette
                 cehennem azabından kurtulup cennet nimetlerine erişildiğinde ger-
                 çekleşecektir. Âhiret hayatı kalıcı ve sürekli olduğu için Hz. Peygamber
                 kişinin cennette sahip olacağı en küçük bir yerin fâni olan dünyadan ve
                 orada bulunan nimetlerden daha hayırlı olduğunu bildirmek üzere şöyle
                 buyurmuştur: “Sizden birinizin kamçısının cennette işgal edeceği az bir
                 yer, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır!” (Buhârî,
                 “Cihâd”, 73; “dünya hayatının geçici menfaatleri” konusunda ayrıca bk.
                 Âl-i İmrân 3/14).

                 186. Bir önceki âyette her canlının öleceği bildirilmiş ve dünya hayatı-
                 nın aldatıcı zevk ve menfaatlerden başka bir şey olmadığı vurgulanarak
                 müminler bu âyette verilecek haberlere psikolojik olarak hazırlanmış-
                 tır. Burada müminlerin, Allah’ın kendilerine lutfettiği mal ve can konu-
                 sunda denenip sınanacakları, daha önce kendilerine kitap verilmiş olan
                 yahudi ve hıristiyanlarla putperest müşrikler tarafından birçok eziyetlere
                 ve sıkıntılara, özellikle sözlü saldırılara mâruz kalacakları haber veril-
                 mekte, müminlerden bu sıkıntılara kendilerini hazırlamaları, olayları
                 sabır ve metanetle karşılamaları, Allah’ın rızâsına aykırı davranışlardan
                 sakınmaları istenmektedir. Ayrıca yüce Allah müminlerin, Ehl-i kitap
                 veya müşriklerden gelecek tahriklere kapılmamalarını; onların suçla-
                 malarına, sataşmalarına, alay etmelerine, kötü söz ve propagandalarına
                 karşı sabırlı olmalarını; yanlış, adaletsiz, ahlâk dışı söz ve hareketlerden
                 sakınmalarını, azimli, kararlı ve sabırlı olmalarını, sıkıntılara katlan-
                 malarını, maddî ve mânevî olarak zarar veren her türlü kötü davranıştan
                 sakınmalarını istemektedir. Müminler bu şekilde davrandıkları takdirde
                 zafere ulaşacaklardır.
                   Mekke döneminde uzun süre müşriklerin baskı ve zulümlerine mâruz
                 kalan müslümanlar, bu durumdan kurtulmak, kendi devletlerini kurmak



          732
   725   726   727   728   729   730   731   732   733   734   735