Page 732 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 732
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 185 – 189
kitaplarını dahi hiçe sayarak Hz. Muhammed’in peygamberliği ile ilgili
Tevrat âyetlerini dünya menfaati karşılığında göz ardı etmeleri onların
karakterlerine uygun bir durumdur.
Âyet-i kerîme Ehl-i kitabı eleştirmek üzere inmiş olmakla birlikte
hükmü geneldir ve bilgisi olup da onu insanlara açıklamayan veya giz-
leyen herkes için geçerlidir. Muhammed Abduh da bu âyetin tefsirin-
de Ehl-i kitap’tan daha ziyade Kur’an’ı insanlara açıklamadıklarından
dolayı müslümanları kınamaktadır. Ona göre müslümanlar Kur’an’ı
çok iyi korumuş ve kuşaktan kuşağa nakletmiş olmalarına rağmen onun
anlamını insanlara yeterince ve doğru açıklamadıkları için onu korumuş
olmaları fazla bir şey ifade etmemiştir. Çünkü insanlar onun hidaye-
tinden faydalanamamışlar, hatta müslümanların kendileri dahi ondan
saptıklarını, dinlerini korumanın elde kor tutmak kadar zor bir duru-
ma geldiğini, hilekârlığın ve hıyanetin yaygınlaştığını, emaneti koruma
anlayışının kalktığını itiraf etmişlerdir. Bütün bunlar Kur’an’ı insanla-
ra açıklamayı terketmenin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Abduh’a göre
Kur’an’ın anlaşılmasına engel olan en önemli sebep önceki dönemler-
de, özellikle III. asırda ilim adamları arasında çıkan ihtilâflardır. Bu
dönemde ümmet mezheplere ayrılmış, her grup Kur’an’ı anlama yerine
onun kendi mezhebini destekler mahiyette olanlarını almış, aykırı olan-
larını ise te’vil etmiştir; halk da bunları takip ederek gruplara ayrılmış
ve her grup bir mezhebin kitaplarını okumayı tercih etmiştir. Sonuçta
öyle bir zaman gelmiştir ki herkes Kur’an’ın hidayet ve hakemliğine
başvurmayı bırakmış, kendi grubunun yaşayan veya ölmüş âlimlerine
başvurmuştur (bk. Reşîd Rızâ, IV, 279).
188. Rivayete göre Hz. Peygamber yahudileri çağırarak onlara bir mese-
le sormuş, yahudiler sorunun gerçek cevabını gizleyerek kasten yanlış
cevap vermişler; sorusunu cevaplandırdıkları için Hz. Peygamber’in
kendilerini takdir etmesini beklerlerken gerçeği gizledikleri için de
sevinmişlerdi. İşte âyet onların bu tutarsızlıklarını yüzlerine vurmuştur
(Buhârî, “Tefsîr”, 3/16). Bir başka rivayete göre âyet çeşitli bahanelerle
Hz. Peygamber’in seferlerine katılmadıkları, bundan dolayı memnun da
oldukları halde katılmış gibi övülmelerini bekleyen münafıklar hakkında
inmiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 3/16). Sebep ne olursa olsun âyetin hükmü
734

