Page 721 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 721

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 176 – 180



           müslümanların bütün zayıflığına ve güçsüzlüğüne rağmen yüce Allah
           –melekleri  yardıma  göndererek–  onlara  zafer  kazandırdı.  Böylece
           müminlerin durumu iyiye giderken münafıklar da kimliklerini gizliyor-
           lardı. Fakat samimi müminlerin münafıklarla bu derecede karışık olma-
           ları onlara zarar verebilirdi. Uhud imtihanı münafıkların kendilerini ele
           vermelerini de sağlamış oldu, âyetin ilk cümlesi buna işaret etmektedir.
             “Allah müminleri, pisi temizden ayırmadan bulunduğunuz hal üzere
           bırakacak değildir” meâlindeki cümle şöyle de yorumlanabilir: Allah siz-
           leri yani müminleri hep bulunduğunuz durumda bırakmaz; bazan da böy-
           le Uhud’da olduğu gibi savaş, şehitlik ve diğer sıkıntılarla imtihan eder
           ki iyi ile kötünün (münafıkla müminin) özelliklerini ortaya çıkarsın ve
           aralarındaki farkı göstersin.
             Yüce Allah dileseydi müminlere gayb bilgisi vererek onları münafık-
           ların kalplerinden haberdar ederdi. Ancak bu O’nun kanununa aykırı-
           dır. Çünkü O, evrendeki her şeyi bir sebebe bağlamış, gayb bilgisini ise
           sadece peygamberlerinden dilediğine vahyetmiştir. Bu sebeple mümin-
           lerin görevi Allah’a ve peygamberlerine iman ve itaat etmek, dünyadaki
           olayları değerlendirirken de sebep-sonuç ilişkilerini daima göz önünde
           bulundurmaktır. Eğer bunu yapar ve karşı gelmekten sakınırlarsa bunun
           mükâfatını görecekleri haber verilmiştir.
             Gerek bu âyette gerekse Cin sûresinin 26-27. âyetlerinde Allah gayb
           bilgisinin kendisine mahsus olduğunu, sadece peygamber olarak seçti-
           ği bazı kullarını bu tür bilgilerden vahiy yoluyla haberdar ettiğini bildir-
           mektedir. Buradan anlaşıldığına göre peygamberler de dahil olmak üzere
           hiçbir insan veya cin gayb bilgisine sahip değildir. Ancak Allah, dilediği
           peygamberlere uygun gördüğü gayb bilgilerini vahiy yoluyla bildirmiştir
           (bk. Âl-i İmrân 3/44; Hûd 11/49; Yûsuf 12/102; En‘âm 6/50; A‘râf 7/188).
           Ahkāf sûresinin 9. âyetinde Hz. Peygamber’e, “kendisine neler yapıla-
           cağını bilmediğini, sadece kendisine vahyedilene uyduğunu” söylemesi
           emredilmiştir. Sebe’ sûresinin 14. âyetinde de cinlerin gaybı bilmedik-
           leri haber verilmiştir. Şu halde Allah’tan başka gaybı bilen yoktur (En‘âm
           6/59), O her şeyi bilir, hiçbir şey O’na gizli değildir. O, bu gizli bilgilerden
           dilediği kadarını kendi seçtiği kullarına bildirir (gayb âlemi hakkında
           bilgi için bk. Bakara 2/3).



                                                                                   723
   716   717   718   719   720   721   722   723   724   725   726