Page 716 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 716
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 172 – 175
174. Bir kısım müfessirler bu âyetin de Küçük Bedir Gazvesi hakkında
indiğini söylemişlerdir; fakat çoğunluk bunun Hamrâülesed takibi hak-
kında indiği kanaatindedir. Hz. Peygamber’in kumandasındaki müs-
lümanlar, Uhud Savaşı’nın ardından çekilip giden düşmanı takip etmek
üzere Hamrâülesed’e kadar gelmişler ve geri dönmesi muhtemel olan düş-
manı burada karşılamak için üç gün beklemişlerdir. Düşman geri dönmeye
cesaret edemeyip Mekke istikametinde yol alınca müslümanlar da burada
alışveriş yaparak hem kazanç sağlamışlar hem bu hareketlerinden dolayı
Allah’ın rızâsını kazanmışlardır. Bu seferde herhangi bir çatışma olmadığı
için müslümanlar buradan sağ salim Medine’ye dönerken yüce Allah’ın üç
ikramına nâil olmuşlardır: a) Savaş ve benzeri her türlü tehlikeden selâ-
mette olarak Medine’ye dönmüşler, b) ticaret yaparak kazanç sağlamışlar,
c) cihad ettikleri için sevap kazanmışlar ve Allah’ın rızâsına ermişlerdir.
Âyetin sonunda bu kazançlara işaret edilmektedir.
175. Kureyş lideri Ebû Süfyân’ın casusu, müşrik ordusunun geri dönüp
Medine’ye baskın yapacağı ve müslümanların kökünü kazıyacağı habe-
rini yayarak onları korkutmaya çalışıyordu. Yüce Allah bu şahsı veya onu
göndereni “şeytan” olarak nitelendirmekte ve müslümanlara hitap ede-
rek eğer Allah’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorlarsa o casusun veya
gönderenin dostları olan müşriklerden korkmamalarını, kendisinden
korkmalarını emretmektedir. Buradaki şeytandan maksat “insan şeyta-
nı” olabileceği gibi, insanlara vesvese veren “cin şeytanı” da olabilir (şey-
tan hakkında bk. Nisâ 4/117-121; En‘âm 6/112). Allah müminlerin dostu
olduğu gibi şeytan da müşriklerin dostu olduğu için müminleri Allah’a
ve Resûlü’ne itaatsizliğe teşvik eder. Yüce Allah müminleri uyararak bu
tür propagandalara aldanmamaları, şeytanın vesvesesine kapılmamaları
Allah’a isyan etmekten sakınmaları gerektiğini buyurmaktadır. Çünkü O,
her şeye kadirdir, zafer de yenilgi de O’nun elindedir.
“İşte o şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutur” şeklinde ter-
cüme edilen cümleye, “İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur”
şeklinde mâna vermek de mümkündür. Bu takdirde şeytanın propagan-
dasına aldanarak korkanlar, onun dostları olan münafıklar ve kalplerin-
de hastalık bulunan imanı zayıf kimselerdir. Yüce Allah bunları uyara-
718

