Page 714 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 714

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 172 – 175



                 düşünebileceğini tahmin ederek gereken tedbiri almak üzere arkadaşla-
                 rını topladı ve Kureyş ordusunu takip etmenin gerekli olduğunu anlattı.
                 Müslümanlar yorgun, bitkin ve yaralı olmalarına rağmen büyük bir cesa-
                 ret ve feragat göstererek Allah Resûlü’nün çağrısına uydular. Ancak Hz.
                 Peygamber bu takibe bir gün önce savaşta bulunanların dışında yalnızca
                 Câbir b. Abdullah’a izin verdi. Hz. Peygamber savaşa katılmış olanlardan
                 200 kişilik bir kuvvetle yola çıkıp Medine’ye yaklaşık 15 km. uzaklıktaki
                 Hamrâülesed denilen yere gelerek burada üç gün kaldı. Bazı kaynaklarda
                 Hz. Peygamber’le birlikte gidenlerin yetmiş kişi olduğu belirtilmektedir.
                 Düşmanın çekilip gittiğini öğrenince o da Medine’ye döndü. İşte bu âyet
                 o çetin şartlarda ve yaralı olmalarına rağmen Hz. Peygamber’in çağrısı-
                 na uyarak düşmanı takip eden müminler hakkında inmiştir. Yüce Allah
                 müminlerin bu davranışlarının güzel ve kendi rızâsına uygun olduğuna
                 işaret buyurmakta, bu sebeple kendilerine büyük bir mükâfat verilece-
                 ğini bildirmektedir (bk. İbn Atıyye, I, 542; Reşîd Rızâ, IV, 138; Elmalılı,
                 II, 1231).

                 173. Kureyş ordusu kumandanı Ebû Süfyân Revhâ’da bulunduğu sıra-
                 da müslümanların üzerine tekrar saldırıp onları imha etmek için plan
                 hazırlarken müslümanların kalabalık bir kuvvet halinde Hamrâülesed’e
                 geldiklerini haber alınca, planından vazgeçti. Bu esnada oradan geçmek-
                 te olan bir kervanın adamlarına, “Muhammed’e rastlarsanız ona, kendi-
                 lerini toptan yok edeceğimizi söyleyiniz” diyerek psikolojik savaş yönte-
                 miyle müslümanları korkutmak istedi. Bu söz Hz. Peygamber’le birlikte
                 müslümanlara ulaştığında onlar, “Hasbünallahü ve ni‘me’l-vekîl” (Allah
                 bize yeter, O ne güzel vekildir) dediler. İşte bu olay üzerine inen bu âyet
                 her türlü olumsuzluğa rağmen müslümanların Allah ve Resûlü’ne olan
                 imanlarını, güvenlerini ve kararlılıklarını göstermektedir. Buhârî’nin
                 rivayetine göre ateşe atıldığı gün bu sözü Hz. İbrâhim de söylemişti
                 (Buhârî, “Tefsîr”, 3/13; İbn Kesîr, II, 146-147).
                   Kureyşliler Uhud’dan ayrılırken yeni bir savaş yapmak için bir panayır
                 yeri olan Küçük Bedir’de buluşmak üzere müslümanlarla sözleşmişler-
                 di. Panayır mevsimi geldiğinde müşrikler buna cesaret edemediler ve
                 itibarlarını korumak için müslümanların morallerini bozup sözleştikleri
                 yere onların da gelmemelerini sağlamak üzere Nuaym b. Mes‘ûd adında



          716
   709   710   711   712   713   714   715   716   717   718   719