Page 709 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 709
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 164 – 171
bir konuma yükseldiler. Kısaca Hz. Peygamber, getirdiği kitap ve hikmet
sayesinde geri kalmış bir toplumu eğiterek kısa bir sürede lider ve örnek
durumuna getirdi. Müslümanların bugünkü geri kalmışlıkları hiç şüphe-
siz kitap ve hikmeti ihmalleri yüzündendir.
165. Müslümanlar Uhud’da Hz. Peygamber’in önderliğinde ve Allah
yolunda savaştıkları için galibiyete kesin gözüyle bakıyorlardı. Hz.
Peygamber de onlara, sabrettikleri ve yanlış davranışlardan sakındıkları
takdirde, Allah’ın yardım vaadini bildirmişti. Fakat durum bekledikle-
rinin tersine oldu. İslâm’ı ve müslümanları yok etmek için Mekke’den
gelmiş olan müşrikler karşısında içlerine sindiremeyecekleri ağır bir
yenilgiye uğradılar ve “Bu nereden başımıza geldi?” diyerek yenilginin
sebebini sormaya başladılar. Âyetin “De ki: O, kendinizdendir” meâlin-
deki bölümü bu soruya cevap vermektedir. Bununla âdeta şöyle denmiş
oluyordu: Yenilginin sebebi sizsiniz. Bu felâket Allah’ın sabır ve takvâ
tavsiyelerine aykırı hareket etmenizden, okçularınızın Hz. Peygamber’in
ve kumandanlarının emirlerini dinlemeyip nöbet yerini terkederek
ganimet toplamaya koşmalarından dolayı başınıza gelmiştir. İşte felâ-
ketin asıl sebebi budur. Yoksa bazılarının zannettiği gibi Allah vaadin-
den dönmüş değildir, O vaadini yerine getirmiş ve düşmana karşı size
yardım etmiştir. Nitekim savaşın başında düşmanı bozguna uğratmış-
tınız. Ama sabırsızlık gösterdiniz ve başınıza felâketin gelmesine sebep
oldunuz. Bununla birlikte Allah zafere ulaştırmaya da yenilgiye uğratma-
ya da kadirdir. Dileseydi bu şartlarda bile size zafer nasip ederdi. Ancak
bu onun tabii kanunlarına aykırı olurdu. Ayrıca müminlerin de bir daha
böyle bir hataya düşmemeleri için ders almaları gerekiyordu. Nitekim
öyle de oldu.
Âyette aynı zamanda, bu savaşla öncekinin sonuçları hatırlatılarak
müminler olaylara tek açıdan bakmayıp karşılaştırmalı düşünmeye ve
sağlıklı bir muhakeme yapmaya çağırılmaktadır. Şöyle ki: Müslümanlar
Bedir Savaşı’nda sayıca müşriklerden çok az oldukları halde onlara büyük
kayıplar verdirmişlerdi; Uhud Savaşı’nda da kendilerinden kat kat fazla
bir orduyla karşılaşmışlar, ama bu güç dengesi içinde düşünüldüğünde
onlarınkinden çok daha az sayılabilecek kayıp verince “Bu nereden
başımıza geldi?” demeye başlamışlardı. Âyetin “düşmanınıza iki mislini
711

