Page 704 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 704
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 156 – 163
deki âyette buna işaret buyurulmuştur. Burada Allah’a yardımdan maksat
O’nun emir ve yasaklarına, evrende yarattığı ilâhî kanunlara uygun dav-
ranarak sebeplere sarılmaktır. Aksi takdirde Uhud Savaşı’nda olduğu gibi
başarısızlık kaçınılmaz olur.
161. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber’in stratejik bir noktaya yerleştirdi-
ği okçuların bir kısmı, başlangıçta İslâm ordusunun müşrik saldırılarını
püskürttüğünü görünce zaferin kazanıldığını ve herkesin aldığı ganime-
tin kendisinin olacağını zannederek nöbet yerini terkettiler. Onların
bu şekilde görev yerlerini bırakmaları savaşın müslümanların aleyhine
dönmesine sebep oldu. Hz. Peygamber “Bizim ganimetleri taksim etme-
yip gizleyeceğimizi mi sandınız?” buyurarak bu konuda onların zihnin-
de uyanan bu şüphelere îmada bulunarak böyle bir davranışın kendisine
asla yakışmayacağına işaret buyurmuştu. Bu âyetin de bu tür kuşkulara
cevap olmak üzere indiği rivayet edilmiştir. Başka bir rivayete göre ise
âyet Bedir Savaşı’nda elde edilen ganimetlerin taksimi sırasında, kayıp
bir eşya için, münafıkların “Herhalde Muhammed almıştır” demeleri
üzerine inmiştir (İbn Atıyye, I, 534; Reşîd Rızâ, IV, 215).
“Ganimet mallarından bir şeyi gizlice alıp zimmetine geçirmek” anla-
mına gelen gulûl kelimesi genel olarak kamu malında yolsuzluk ve suis-
timali ifade etmektedir. Âyet peygamberlik göreviyle kamu malına hıya-
netin bağdaşmasının mümkün olmadığını, böyle bir yolsuzluğun hiçbir
peygambere yakışmayacağını, dolayısıyla Hz. Peygamber’in de bundan
münezzeh olduğunu vurgulamaktadır. O, insanların en doğrusu, ahlâken
en üstün olanı ve Allah’tan en çok korkanıdır. Böyle bir kimsenin ganimet
malını zimmetine geçirmek gibi bir haramı işlemesi veya kamu malında
yolsuzluk yapması düşünülemez. Zaten tarih ve siyer kaynakları da onun
dünya malına değer vermediğine şahitlik etmektedir.
Hz. Peygamber başka yönlerden insanlara örnek olduğu gibi (bk. Ahzâb
33/21) yönetici olarak da en mükemmel örnektir. O, başta dürüstlük
olmak üzere yöneticilerde bulunması gereken özellikleri taşımaktaydı.
Devlet ve milletin emanetlerinin korunması hususunda son derece titiz-
lik göstermiş, yöneticilerin zaruri ihtiyaçları dışında devlet malından bir
şey almamalarını ve onu titizlikle korumalarını istemiştir (Müsned, IV,
706

