Page 708 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 708

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 164 – 171



                         duymaktadırlar. 171. Onlar Allah’tan gelen bir nimet, bir lutuf sebe-
                         biyle ve Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğinden dolayı sevinç
                         içerisindedirler.


                 Tefsiri
                 164. Yüce Allah’ın insanlık tarihi boyunca onların içinden peygamber
                 seçip  göndermesi,  insanlara  lutfetmiş  olduğu  en  büyük  nimetlerin-
                 den biridir. Çünkü peygamberler insanlığa daima yol gösterici olmuş-
                 lar, onların maddî ve daha ziyade mânevî alanlarda kalkınmalarını ve
                 ilerlemelerini sağlamışlardır. Her peygamber insanlığa yeni ufuklar
                 açmış, yenilikler getirmiş ve kendisine inananların insanca yaşamaları
                 için onlara doğru yolu göstermiştir. Bunların sonuncusu, bütün insan-
                 lık için bir müjdeci, bir uyarıcı ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş
                 olan Hz. Muhammed’dir (bk. Enbiyâ 21/107; Ahzâb 33/40; Sebe’ 34/28).
                 Onu peygamber (resul) olarak göndermesi, yüce Allah’ın tarihî olarak ilk
                 müslümanlara, evrensel olarak da bütün insanlara verdiği nimetlerin en
                 büyüğüdür (resul hakkında bilgi için bk. Bakara 2/61; özellikle bk. A‘râf
                 7/157).
                   İslâm’dan önce Araplar “Câhiliye dönemi” denilen karanlık bir dönem
                 yaşadılar. Bu dönemde insanlar maddî bakımdan geri kaldıkları gibi bilgi
                 ve ahlâk bakımından da geri idiler; Câhiliye geleneklerine uyarak Allah’a
                 ortak koşuyor, putlara tapıyorlar, birbirlerini öldürüyorlardı. Ümmî idiler
                 (Cum‘a 62/2) yani okuma yazma bilmiyorlardı. Âyetin “Halbuki daha önce
                 onlar, apaçık bir sapkınlık içinde bulunuyorlardı” meâlindeki son bölümü
                 onların İslâm’dan önceki durumlarını tasvir etmektedir. Onları bu geri-
                 likten kurtaran hiç şüphesiz Hz. Peygamber olmuştur. Zira o, insanlara bir
                 yandan kitabı yani Kur’an’ı, diğer yandan da “hikmet”i yani dinî konularla
                 ilgili en doğru bilgileri ve genellikle sünnet diye ifade edilen en güzel dav-
                 ranış biçimlerini öğretti (hikmet için bk. Bakara 2/269). Allah’ın gerek
                 kendisine vahyettiği gerekse evrende yerleştirdiği âyetlerini okuyup açık-
                 layarak insanları bilmedikleri konularda aydınlattı ve aydınlanmanın yol-
                 larını açtı. Böylece müslümanları, bilgi ve erdemlerle donatarak onların
                 başarıdan başarıya koşmalarını sağladı; müslümanlar Peygamber’in açtığı
                 bu aydınlık yolda ilerleyerek sonraki yüzyıllarda dinî ve dünyevî ilimlerde
                 ve bunların uygulamaya geçirilmesinde insanlığa örnek ve önder olacak



          710
   703   704   705   706   707   708   709   710   711   712   713