Page 687 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 687

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 149 – 153



           yenilgiye, yenilgi de kâfirlere itaate sebep olur. Kâfirlere itaat ise sonuçta
           kişiyi hem dünyada hem de âhirette hüsrana uğratacak olan dinden dön-
           meye götürür.
             150. âyetteki mevlâ kelimesi sözlükte “sahip, dost, yardımcı, arkadaş,
           köle, câriye, köle âzat eden ve âzat edilmiş köle” anlamlarına gelir. Burada
           “yardımcı, koruyucu, gözetici” anlamında kullanılmıştır (Ebû Hayyân, III,
           77). Yani müminlerin yardımcısı sadece yüce Allah’tır ve en iyi yardımcı
           da O’dur. Mevlâ, dostlarını ve velâyeti altındakileri korur. Onlara yardım
           eder ve menfaatlerini gözetir. O’nun dostlarının, müşriklerden eman
           dilemek için münafıkların yardımına ihtiyaçları yoktur. Onların yardım-
           cısı Allah’tır. Nitekim Uhud Savaşı’nda müslümanlar yenilmiş ve bir kıs-
           mı dağılmış olmalarına rağmen tamamen imha edilmekten Allah’ın yar-
           dımıyla kurtulmuşlardır. Allah’ın dostluğunu ve yardımcılığını kazanmış
           olan kimse başkalarının yardımına muhtaç olmaz. Çünkü en iyi yardımcı
           O’dur. O’nun yardımının tecelli ettiği yerde mağlûbiyet yoktur. Nitekim
           bir âyet-i kerîmede şöyle buyurulmuştur: “Allah size yardım ederse artık
           sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan
           sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler”
           (Âl-i İmrân 3/160).


           151. Burada yüce Allah müminlere, düşmanlarına karşı zafer müjde-
           si vererek onları teselli etmekte, heyecanlarını yatıştırmakta ve Allah’a
           inanmanın verdiği moral gücünden yoksun olanların kalplerini kısa
           zamanda korku saracağını haber vermektedir. Çünkü müşrikler ne aklî
           ne de naklî hiçbir delile dayanmaksızın, atalarından intikal eden tama-
           men bâtıl bir inançla putları Allah’a ortak koşmakta, onlardan yardım
           istemekte ve onları Allah ile mahlûkatı arasında aracı kılmaktadır. Oysa
           putlar, başkalarına yardım etmek şöyle dursun kendilerine yapılan bir
           saldırıyı dahi savacak güce sahip değillerdir. Bu sebeple müslümanların
           Allah’ın yardımına güvendikleri derecede müşrikler putların yardımı-
           na güvenmemektedirler. Çünkü kendi tanrılarında var olduğuna inan-
           dıkları gücün başkalarının tanrılarında da var olduğuna, tanrılar arası
           mücadelenin devam ettiğine inanmaktadırlar. Bu da onların korkaklaş-
           masına sebep olmaktadır. Nitekim bu âyetlerde söz konusu edilen Uhud



                                                                                   689
   682   683   684   685   686   687   688   689   690   691   692