Page 682 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 682
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 144 – 148
lendirecektir” cümlesi buna işaret eder. Müfessirler buradaki “şükreden-
ler” ifadesini, “İslâm’da sebat edip görevlerini yerine getirenler” şeklinde
tefsir etmişlerdir (Elmalılı, II, 1194). Nitekim yıllar sonra Hz. Peygamber
vefat ettiğinde insanlar şaşırıp ne yapacaklarını bilemez olmuşlar, fakat
soğukkanlılığını koruyan Hz. Ebû Bekir, “Kim Muhammed’e tapıyor idiy-
se bilsin ki Muhammed ölmüştür. Kim de Allah’a tapıyor idiyse bilsin ki
Allah diridir, ölmez!” demiş ve bu âyeti okumuştur. İbn Abbas “Ebû Bekir
bu âyeti okuyuncaya kadar insanlar sanki böyle bir âyetin daha önce inmiş
olduğunu bilmiyorlardı, herkes âyeti (ilk defa) ondan öğrenmiş gibiydi.
Ondan âyeti dinleyen herkes onu okumaya başladı” demiştir (İbn Kesîr,
II, 109).
145. Müslümanların, Hz. Peygamber’in öldürüldüğü haberinin yayıl-
masından sonraki psikolojik durumlarına işaret edilmekte ve ölüm kor-
kusuyla savaştan kaçmanın anlamsız olduğu bildirilerek müslümanlar
metanetli davranmaya çağırılmakta ve cihada teşvik edilmektedir. Çünkü
Allah’ın belirlediği zaman gelmeden ve O’nun izni olmadan hiç kimse
ne yatağında ne de düşman saldırısıyla ölmeyeceği gibi O’nun belirlediği
süreden fazla bir an bile yaşayamaz. Kişinin ömrü, sınırları yüce Allah
tarafından belirlenmiş ve takdir edilmiş bir zaman diliminden ibarettir.
Âyetin “yazılıp bir süreye bağlanmış” anlamındaki bölümü bunu ifade
eder. Bu süre ne bir saniye ileri ne de bir saniye geri alınır. Bu ilâhî kanun
–peygamberler dahil– bütün insanlar için aynı derecede geçerli olduğu
gibi toplumlar için de geçerlidir (krş. A‘râf 7/34; Hicr 15/5; Müminûn
23/43; Münâfikun 63/11). Bu sebeple savaş meydanından kaçarak ölüm-
den kurtulmayı düşünmek yersiz bir davranıştır. Korkaklık ömrü uzat-
madığı gibi cesaret de onu azaltmaz; o halde doğru olan, kişinin kendisi
için belirlenmiş bu süreyi nasıl değerlendirmesi gerektiğini düşünmesi
ve ona göre davranmasıdır.
Yüce Allah âyetin devamında “Kim dünya nimetini isterse ondan ken-
disine veririz; kim âhiret nimetini isterse ona da ondan veririz” buyura-
rak insanların emeklerinin ve dileklerinin zayi olmayacağını, yaptıkları-
nın karşılığını dünyada ve âhirette alacaklarını bildirmektedir. Bununla
birlikte İslâm’da niyet esastır, Hz. Peygamber’in ifade buyurduğu üzere
“Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Kişi yaptığı işi hangi niyetle yap-
684

