Page 678 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 678

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 137 – 143



                 uğrunda özverilerde bulunmadan başarılı olunamayacağı ve cennete giri-
                 lemeyeceği haber verilmiştir. Geçmişte bazı ümmetler yoksulluk, savaş
                 ve benzeri çeşitli sıkıntılarla imtihan edilmişler, sarsıntılar geçirmiş-
                 ler, fakat yıkılmamışlar, sabretmişler ve sonuna kadar imanlarında sebat
                 etmişlerdir; bir gün mutlaka Allah’ın yardımının kendilerine erişeceğine
                 ve zafere kavuşacaklarına dair ümitlerini yitirmemişler; nihayet Allah’ın
                 yardımına ve zafere kavuştukları gibi cennete girmeye de hak kazanmış-
                 lardır. Şimdi yüce Allah Hz. Muhammed’in ümmetinden de bu özveriyi
                 istemekte, imanlarını ve kutsal değerlerini koruma uğrunda mal ve can-
                 larını feda edebilenlerle mallarını ve canlarını kutsal değerlerin üstünde
                 tutanlar birbirlerinden ayırt edilmedikçe cennete girmeyi düşünmeme-
                 leri gerektiğini bildirmektedir.

                 143. Başta Hz. Peygamber olmak üzere bazı tecrübeli sahâbîler Uhud
                 Savaşı’na çıkmadan önce yapılan müzakerede, Medine’de kalıp savun-
                 ma savaşı yapmayı tercih etmişlerdi. Ancak savaş tecrübesi olmayan,
                 özellikle Bedir Savaşı’nda bulunmamış olan sahâbîler, Bedir’e katılan-
                 ların Allah katındaki derecelerinin yüceliğini ve sevaplarının çokluğu-
                 nu öğrenince böyle bir fırsatın kendileri için de doğmasını dilemişlerdi.
                 İşte Uhud Savaşı öncesinde bu müslümanlar Hz. Peygamber’e düşmanla
                 meydan savaşı yapmak istediklerini, gerekirse seve seve canlarını feda
                 edeceklerini bildirdiler ve “Bizi düşman karşısına çıkar ki kendilerinden
                 korktuğumuzu sanmasınlar” dediler. Gençlerin ısrarlı olduklarını gören
                 Hz. Peygamber onların görüşüne uyarak meydan savaşı yapmak üzere
                 Uhud’a geldi. Ancak düşmanın şiddetli saldırıları neticesinde müslü-
                 manlar yetmiş dolayında kayıp verdiler, birçoğu da yaralandı. Bu arada
                 Hz. Peygamber’in öldürüldüğü haberi de yayılınca müminlerden büyük
                 bir grup büsbütün ümitlerini yitirdiler ve düşmanın şiddetli saldırıla-
                 rı karşısında dayanamayıp geri çekilmek durumunda kaldılar. Bir kısmı
                 paniğe kapıldı ve savaş alanını terketti. İşte bu âyette onların bu davra-
                 nışları kınanmaktadır.
                   Bazı müfessirlere göre burada müslümanların ölümü istemelerinden
                 maksat, Medine’de kalıp savunma savaşı yapmak yerine daha çok ölüme
                 sebep olan meydan savaşını tercih etmeleridir (Elmalılı, II, 1189). Bu



          680
   673   674   675   676   677   678   679   680   681   682   683