Page 673 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 673

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 137 – 143





                                                         142


                                   143



                    Meâli
                    137. Sizden önce nice uygulamalar geçmiştir. Yeryüzünde gezin de
                    yalanlayanların sonunun ne olduğuna bir bakın. 138. Bu Kur’an in-
                    sanlara bir açıklama, takvâ sahipleri için de bir hidayet ve bir öğüttür.
                    139. Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz
                    en üstün olan sizsiniz. 140. Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız
                    bilin ki o topluluk da benzeri bir yara almıştı. Allah’ın gerçek mü-
                    minleri ortaya çıkarması ve sizden şehitler edinmesi için, bugünleri
                    biz insanlar arasında döndürüp duruyoruz. Allah, zâlimleri sevmez.
                    141. Bir de Allah, iman edenleri günahlardan arındırmak, kâfirleri
                    de yok etmek için böyle yapıyor. 142. Yoksa, Allah içinizden cihad
                    edenleri ortaya çıkarmadan ve sabredenleri belirlemeden cennete gi-
                    receğinizi mi sanıyordunuz? 143. Gerçek şu ki, ölümle karşılaşmadan
                    önce onu istiyordunuz; işte şimdi onu apaçık görmektesiniz.

           Tefsiri
           137. “Uygulamalar” diye çevirdiğimiz sünen kelimesinin tekili sünnettir.
           Sözlükte “işlek yol, âdet, gidiş tarzı ve tabiat” anlamlarına gelen sünnet,
           geniş anlamda Allah’ın yolunu (evrende yaratıklar için koymuş olduğu
           hükmü, kanunları) veya insanın âdet haline getirdiği iyi veya kötü dav-
           ranış ve hareketi ifade eder (bk. Muhammed Hamîdullah, “Sünnet”,
           İA, XI, 242). Kur’an’da, ikisi çoğul olmak üzere on altı defa geçen sün-
           net kelimesi, bu âyet dışındaki yerlerde bir tamlama içinde yer almış-
           tır: “Allah’ın sünneti” (Ahzâb 33/38), “önceki peygamberlerin sünneti
           (onlar hakkındaki kanun)” (İsrâ 17/77) gibi. Fıkıh ve fıkıh usulünde sün-
           net ise, bir yandan Hz. Peygamber’in İslâm dininin Kurân-ı Kerîm’den
           sonraki ikinci kaynağını oluşturan söz, fiil ve onaylarını, diğer yandan
           da Resûlullah’ın yolunu izleyerek yapılan fakat farz ve vâcip kapsamında
           olmayan fiilleri ifade eden bir terim anlamına sahiptir.



                                                                                   675
   668   669   670   671   672   673   674   675   676   677   678