Page 668 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 668
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 130 – 136
hak edilmemiş kârlarını arttırmaktan başka bir şey düşünmeyecek kadar
kazanma hırsına kendilerini kaptırdıkları, kamu yararını ve dar gelirlile-
rin halini düşünmedikleri yaşanan bir gerçektir. Bu durum, haksız kazanç
ve servete düşkünlüklerini daha da arttırmaktadır.
Sözlükte ribâ “herhangi bir şeydeki artış ve fazlalık” anlamına gelir.
Terim olarak ribâ borç verilen bir parayı belli bir süre sonunda belirli bir
fazlalıkla geri almanın veya herhangi bir borç ilişkisiyle doğan ve süresin-
de ödenmeyen bir alacak için ek vade tanıyıp vade sonunda bu alacağı faz-
lalıkla tahsil etmenin yahut bu şekilde alınan fazlalığın adıdır. Türkçe’de
daha çok faiz kelimesi yaygınlık kazanmış olup genelde ribâ ile eş anlamlı
olarak kullanılır. Bu türden şart ve uygulamaları içeren işlemlere de faizli
işlemler denir.
Ribâ (faiz) hakkında Bakara sûresinin 275-281. âyetlerinde geniş bilgi
verilmiştir. Aşağıda bu âyetin faiz yasağının hangi aşamasında geldiği ve
kapsamı hakkında kısa bir açıklama yapılacaktır.
Kur’an’da ribâ yasağı dört aşamada gerçekleştirilmiştir. Mekke döne-
minde inen konuya ilişkin ilk âyette, faizin Allah katında bereketsiz bir
kazanç olduğu, malı arttırmayıp tersine bereketi giderdiği bildirilmiş;
buna karşılık Allah rızâsı için verilen zekâtın malı arttıracağı vurgulan-
mıştır (Rûm 30/39). Bu ilk aşamada faiz açıkça yasaklanmamakla birlikte
Allah katında çirkin görüldüğüne ve bereketsizliğine değinilerek kötü-
lenmiş, Câhiliye döneminde bile çirkin bir kazanç olarak telakki edilen
faizin kaldırılması için psikolojik bir zemin hazırlanmıştır.
İkinci aşamada, Medine döneminde inen Nisâ sûresinin 160-161. âyet-
lerinde, faizin yahudilere haram kılınmış olmasına rağmen onların bunu
helâl sayarak alıp vermeye devam etmeleri yüzünden birçok cezaya çarp-
tırıldıkları haber verilmiş, yine dolaylı bir şekilde faiz yasağına temas
edilmiştir.
Üçüncü aşamayı oluşturan ve konumuz olan âyetlerde faiz açıkça yasak-
lanmış ve kurtuluşa ermenin Allah’ın bu yasağına uymaya bağlı olduğu
belirtilmiştir. Müfessirler 130. âyette geçen “kat kat” kaydının, faiz yasa-
ğının sınır ve şartlarının belirtilmesi amacıyla değil Araplar’ın o günlerde
en çok uyguladıkları bir faiz şeklinin açıklanması maksadıyla zikredil-
diğini kabul ederler (Şevkânî, I, 423-424). Bir başka ifadeyle buradaki
670

