Page 663 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 663
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 121 – 129
dı ve geri dönerek saldırıya geçti. Hz. Peygamber’in yanında düşmana karşı
cesaretle savaşan çok az müslüman kalmıştı. Bu durum savaşın müslüman-
ların aleyhine dönmesine sebep oldu. Hz. Peygamber’in yanındaki müs-
lümanlar, onun hayatını korumak için her şeyi göze alıp ölüm kalım savaşı
vermelerine rağmen Hz. Peygamber alnından ve yanağından yaralanmış,
daha önce düşman tarafından kazılmış olan bir çukura düşmüş, bu arada
dişi de kırılmıştı. Resûlullah yüzünden akan kanları silmeye çalışırken şöy-
le diyordu: “Peygamberlerini yaralayan bir kavim nasıl iflâh olur?” (Buhârî,
“Megāzî”, 21; Müslim, “Cihâd”, 104). Bununla beraber o, düşmanlarını
lânetlemiyor, aksine onların hidayete ermeleri için dua ediyordu. Tam bu
esnada Resûlullah’ın şehit olduğu söylentisi yayılmaya başladı. Sahâbe bu
söylentiden o derece etkilendi ki Hz. Peygamber’i kahramanca savunanlar
bile cesaretlerini yitirdiler ve onun yanında sadece birkaç fedakâr müslü-
man kaldı. Sahâbeden biri Hz. Peygamber’in sağ olduğunu görünce “İşte
Allah’ın resulü burada!” diye bağırmaya başladı. Hz. Peygamber’in yaşa-
makta olduğunu haber alan müslümanlar tekrar onun etrafında toplandılar
ve dağın emin bir yerine çekildiler.
Ebû Süfyân kumandasındaki Kureyş ordusu Hz. Peygamber’in öldü-
rüldüğü haberine aldanıp işin bittiğini zannettiği için bu fırsatı değer-
lendirerek müslümanları takip etmeyi düşünememişti. Düşmanın bu
durumunu farketmiş olan Hz. Peygamber bunu, düşmanın kendisin-
den uzaklaştırılması için Allah Teâlâ tarafından verilmiş bir fırsat ola-
rak değerlendirmiş ve kendisinin sağ olduğunu müslümanlara duyurmak
isteyen Kâ‘b b. Mâlik’i susturmuş, böylece düşmanın yeni bir saldırıya
geçmesini önlemişti. Gerçekten müslümanlar perişan bir şekilde dağıl-
mışlar, Kureyşliler’in önlerine çıkacak hiçbir engel kalmamıştı; kazan-
dıkları zaferi sonuna kadar götürebilirlerdi. Fakat Allah peygamberini
ve müslümanları korumuştu (Uhud Savaşı hakkında bilgi için bk. İbn
Hişâm, es-Sîretü’n-nebeviyye, III, 64 vd.; İbn Kesîr, II, 90-91).
123. Bedir, Medine’nin 160 km. kadar güneybatısında, Kızıldeniz sahili-
ne 30 km. uzaklıkta, Medine-Mekke ticaret yolunun Suriye kervan yoluy-
la birleştiği yerde bulunan küçük bir kasaba idi. Müslümanlar hicretin
2. yılının (624) Ramazan ayında burada Mekkeli müşriklerle yaptıkları
665

