Page 658 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 658
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 118 – 120
119. âyetin ilk cümlesi bazı müfessirlerce şöyle de yorumlanmıştır: Siz
onları seversiniz, yani onların müslüman olmalarını istersiniz. Çünkü
İslâm her şeyden hayırlıdır. Oysa onlar sizi sevmezler, yani sizin kâfir
olmanızı isterler, kâfir olmak ise her şeyden kötüdür (Âlûsî, IV, 39).
“Yalnız kaldıklarında ise size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırıyor-
lar” cümlesi münafıkların müminlere karşı besledikleri kin ve nefretin
şiddetini ifade eder. Bu sebeple onların görünüşte “inandık” demelerine
ve sahte dostluk göstermelerine aldanmamak gerekir.
Şüphesiz ki mümin olmayanları sırdaş edinme yasağı, onlarla iyi geçin-
memek anlamına gelmez. Toplum ve devletin emniyet ve selâmeti bakı-
mından devlet sırlarını onlara verecek derecede kendileriyle samimi
olmak veya devletin sırlarını ya da menfaatlerini alâkadar eden önemli
görevleri onlara teslim etmek sakıncalı olmakla birlikte, onlarla beşerî
münasebetlerin iyi yürütülmesinde bir sakınca yoktur. Kur’an müslü-
manlara karşı düşmanca tavır almayan gayri müslimlerle beşerî ilişkile-
rin iyi yürütülmesini, gerektiğinde onlara iyilik edilmesini, haklarında
adaletli davranılmasını tavsiye etmekte ve böyle yapanları yüce Allah’ın
sevdiğini bildirmektedir (Mümtehine 60/8). Samimi dost edinilmeleri
yasaklananlar ancak İslâm’a ve müslümanlara karşı düşmanca tavır alan-
lar, onlarla savaşmak ve onları yurtlarından çıkarmak için birbirlerine
destek verenlerdir. Bu tür gayri müslimlerle dostluk bağları kuranları
yüce Allah zalimler olarak nitelemiştir (bk. Mümtehine 60/9).
İslâm, dinin temel ilke ve amaçlarına ters düşmeyecek ölçüler içinde
gayri müslimlerle ilim, teknik ve sanat alışverişinde bulunmayı yasak-
lamaz. Çünkü ilmin vatanı ve milliyeti yoktur. Hadiste de buyurulduğu
gibi (Tirmizî, “İlim”, 19) yararlı bilgi ve fikir müslümanın yitiğidir, onu
nerede bulursa alır. Bu konularda müslümanlar din ayırımı yapmaksı-
zın herkesten istifade edebilirler ve kendi birikimlerinden başkalarını
yararlandırırlar. Nitekim tarihte de böyle yapmışlardır (gayri müslimle-
rin dost edinilmemesi hususunda bilgi için ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/28).
120. âyette, kâfirlerin ve münafıkların müslümanların en küçük başarı-
larına, birlik, beraberlik ve refahlarına tahammül edemedikleri; mümin-
lerin başına gelecek kötülük ve sıkıntılara sevindikleri bildirilmiş; onla-
rın bu menfi tutumlarına rağmen müslümanlara sabırlı olmaları, onlarla
samimi dost olmaktan kaçınmaları, ancak onların hukukunu çiğnemekten
660

