Page 654 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 654

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 116 – 117



                         cadıklarının misali, kendilerine zulmeden halkın ekinine isabet edip
                         onu helâk eden kavurucu bir rüzgârdır. Allah onlara zulmetmedi, fakat
                         onlar kendilerine zulmediyorlar.


                 Tefsiri
                 116.  Müfessirler  bu  âyette  kastedilen  inkârcıların,  “Ehl-i  kitap’tan
                 olup da Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e iman etmeyenler” olduğunu söy-
                 lemişlerse de âyetleri tahsis edecek bir delil bulunmadığı takdirde genel
                 anlamlarıyla değerlendirmek daha uygundur. Buna göre burada, mal ve
                 evlâtlarının çokluğu sebebiyle şımarmış olan dolayısıyla kendilerine azap
                 edilmeyeceğini iddia eden (bk. Sebe’ 34/35), asıl iman edilmesi gereken-
                 leri inkâr ederek dinden uzaklaşan herkes uyarılmakta; mal ve evlât çok-
                 luğu gibi maddî ve geçici güçlerin insanları Allah’a yaklaştırıcı ve onun
                 katında değerli kılıcı sebepler olmadığı, bu tür zenginliklerin Allah’tan
                 gelecek olan cezaları önleyemeyeceği bildirilmektedir.
                   Bununla birlikte âyet öncekilerin devamı olarak değerlendirildiği tak-
                 dirde, burada inkâr edenlerden maksadın “Allah’a ve âhirete şeksiz ve
                 şirksiz iman etmeyen Ehl-i kitap” olduğunu söylemek de mümkündür.


                 117. “Kavurucu” diye tercüme ettiğimiz “sırr” kelimesi “şiddetli soğuk,
                 sıcak zehir ve alevli ateş” anlamlarına gelmektedir. Âyette sahip olduk-
                 ları nimetlerden dolayı şımaran ve Allah’a isyan eden kâfirlerin gösteriş
                 yapmak, insanlar tarafından övülmek veya müslümanları mağlûp etmek
                 için harcadıkları mallar, zalim bir topluluğun dondurucu rüzgârın kasıp
                 kavurarak faydasız hale getirdiği ekinine benzetilmiştir. Müfessirler bu
                 benzetmeyi farklı biçimlerde açıklamışlardır:
                   a) Kâfirlerin gösteriş yapmak ve övülmek için harcadıkları malların
                 durumu, dondurucu bir kasırganın kasıp kavurduğu ve kupkuru sap haline
                 getirdiği ekinin durumuna benzetilmiştir. Bu ekinden bir fayda sağlana-
                 madığı gibi inkârcıların yaptıkları harcamalardan da herhangi bir fayda
                 sağlanamaz (Şevkânî, I, 416-417).
                   b) İnkârcıların dünya hayatında insanlar tarafından övülmek ve şöhret
                 kazanmak için yaptıkları harcamaların iyi amellerini yok etmesi, dondu-
                 rucu kasırganın henüz yeşermekte olan ekini kasıp kavurarak yok etmesi-
                 ne benzer. Onların harcadıkları bu mallar, kendilerine bir iyilik getirmek




          656
   649   650   651   652   653   654   655   656   657   658   659