Page 652 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 652

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 110 – 115



                 her yerde üzerlerine zillet (alçaklık) ve âcizlik damgası vurulmuştur. Daha
                 sonra gelenler öncekilerin yaptıklarını benimseyip onayladıkları sürece
                 aynı sonuç onlar için de geçerli olmuştur. Allah’ın kanunlarının koru-
                 masına sığınmadıkça ve Allah’ın kulları olan güçlü topluluklarla anlaş-
                 ma ve işbirliği yapmadıkça can ve mal güvenliklerini sağlayamamışlar-
                 dır. Yahudi tarihinde bu zilletin örnekleri pek çoktur. Meselâ yahudilerin
                 Bâbil esareti (m.ö. 586-538), Roma İmparatorluğu’nun Kudüs’ü uzun süre
                 işgal altında tutması (F. Buhl, “Kudüs”, İA, VI, 953) ve Hz. Ömer zamanın-
                 da (638) Kudüs’ün müslümanlar tarafından fethedilmesi (Mevlânâ Şiblî,
                 İslâm Tarihi, VII, 152) neticesinde yahudilerin 2000 yıl gibi uzun süre mil-
                 lî devletlerini kuramamış olmaları bu zilletin örnekleridir. Günümüzden
                 500 sene önce İspanya’da katliama uğrayan ve sürgün edilen yahudiler,
                 Osmanlı Devleti’nin yardımı ve korumasıyla Türk yurduna yerleştiril-
                 mişler ve böylece yok olmaktan kurtarılmışlardır. Aynı şekilde II. Dünya
                 Savaşı’nda Nazi katliamına uğrayan Almanya yahudilerinin önemli bir
                 kısmı da Türkiye Cumhuriyeti’ne sığınmışlardır (Kitâb-ı Mukaddes’te
                 yahudilere yöneltilen tehdit ve eleştirilere örnek için bk. Bakara 2/65-66,
                 74).

                 113-115. İlk âyette geçen “ümmetün kaimetün” tamlaması, “hakkı tanı-
                 yan, doğru davranan, dosdoğru olan ve adaleti yerine getiren topluluk”
                 anlamlarına gelmektedir. Burada, Ehl-i kitap’tan olup Allah’ın dini üzere
                 dosdoğru yürüyen kimseler kastedilmiştir (İbn Âşûr, IV, 58).
                   Tefsirlerde bu âyetlerin iniş sebebiyle ilgili olarak bazı farklı rivayetler
                 yer almış olmakla birlikte (Kurtubî, IV, 175; Elmalılı, II, 1160) konunun
                 akışından üslûpta, mânada bütünlük bulunmasından bu âyetlerin önceki-
                 lerin devamı olduğu anlaşılmaktadır. Önceki âyetlerde kötü davranışları
                 ve vasıfları sebebiyle Ehl-i kitap kınandıktan sonra burada da hepsinin
                 aynı olmadığına, içlerinde güzel ahlâk ve iyi nitelikler taşıyan kimselerin
                 de bulunduğuna dikkat çekilmiştir. Elmalılı bu âyetlerin 110. âyette geçen
                 “İçlerinde inananlar da var, fakat çoğu yoldan çıkmıştır” meâlindeki cüm-
                 lenin açıklaması mahiyetinde olduğu kanaatindedir (II, 1160).
                   Kur’an ölçülerine göre kim zerre kadar hayır işlerse âhirette onun kar-
                 şılığını görür; kim de zerre kadar şer işlerse o da onun karşılığını görür
                 (bk. Zilzâl 99/7-8). Nitekim yüce Allah 113 ve 114. âyetlerde Ehl-i kitap’tan



          654
   647   648   649   650   651   652   653   654   655   656   657