Page 647 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 647
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 104 – 109
davranılması gereken yerde sert, sert davranılması gereken yerde yumu-
şak davranabilirler. Bu görevlerin tatlı bir üslûpla yapılması, görev yapı-
lırken gönül kırmaktan ve fitne çıkarmaktan sakınılması gerekmektedir.
Nitekim Allah Hz. Peygamber’e kötülüğü en güzel davranışla savmasını
emretmiş, böyle yaptığı takdirde düşmanların dahi dost olacağını bildir-
miştir (bk. Fussılet 41/34).
105. Geçmişte peygamberlerin getirdikleri kitaplara ve apaçık delillere
rağmen insanlar, anlamsız ve faydasız tartışmalar yüzünden asıl görevle-
rini unutmuşlar ve kendilerine tevdi edilen emaneti koruyamamışlardır.
İçine düştükleri ayrılık, toplumların bölünmesine ve parçalanmasına
sebep olmuştur. Sonuçta insanlar hakkı ayakta tutamaz, iyilikleri tavsiye
edemez, kötülükleri engelleyemez duruma gelmişlerdir. Fakirler, maz-
lumlar ve âcizler ezilmiş, güçlülerin, zenginlerin ve zalimlerin haksızlık-
ları karşısında bir şey yapılamamıştır. Neticede insanlar mutsuz olmuş-
lar, dünya onlar için bir zindan, hayat katlanılamaz bir işkence haline
gelmiştir. Bu yüzden Allah müslümanları uyarmakta, geçmiş milletlerin
düştükleri hataya düşmemelerini emretmektedir.
106-107. Kıyamet gününde bazı yüzlerin ağaracağını, bazı yüzlerin de
kararacağını bildiren bu âyetlerde mecazi ifadelerle bazı kişilerin sevi-
neceği ve bazılarının da üzüleceği anlatılmaktadır (benzeri ifadeler için
bk. Kıyâme 74/22-25; Abese 80/38-42). Dünyada Allah’a ve Resûlü’ne
inanan, emirlerine uygun hareket edip güzel işler yapanların âhiret-
te Allah huzurunda yüzleri ak, alınları açık olacak, utanacak ve üzülecek
durumları olmayacaktır. Allah’ın rahmetine erecekleri ve ebedî kalmak
üzere cennetine girecekleri için sevinçli ve mutlu oldukları yüzlerin-
den belli olacaktır. Yüzleri kararanlara gelince onlar, dünyada Allah ve
Resûlü’ne inanmadıkları veya inandıktan sonra inkâra saparak Allah’ın
emirlerine aykırı davranışlarda bulundukları için âhirette Allah’ın huzu-
runda kendilerine “İman ettikten sonra kâfir mi oldunuz?” şeklindeki
azarlama sorusuna muhatap olunca utanacak ve üzüleceklerdir. Tabii ki o
gün utanma veya üzülme hiçbir fayda sağlamayacak ve dünyadaki inkârla-
rı yüzünden âhirette büyük bir azaba çarptırılacaklardır.
649

