Page 657 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 657
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 118 – 120
Tefsiri
118-120. İslâm’dan önce Medine’de Araplar’la yahudiler arasında dost-
luk anlaşmaları vardı. Müminler İslâm’dan sonra da yahudilerle bu dost-
luğu devam ettirmek istediler. Fakat yahudiler ve münafıklar görünüşte
dost gibi davransalar da her fırsatta müminlerin aleyhine çaba harcıyorlar,
özellikle Hz. Peygamber’in askerî planları hakkında müslüman dostların-
dan edindikleri bilgileri müşriklere ulaştırıyorlardı. Bu sebeple yüce Allah
kâfirlerle münafıklara karşı müminleri uyararak onlardan sırlarını söy-
leyecek kadar samimi dostlar edinmemelerini, onlara karşı ihtiyatlı dav-
ranmalarını, gerçekte düşman oldukları halde dost görünenlere sırlarını
açmamalarını emretti (Şevkânî, I, 418).
Kur’an-ı Kerîm, birçok âyette müminlerin birbirlerinin dostu ve kardeşi
olduklarını (Hucurât 49/10), bunların dışındakilerin, ister dinsiz ister-
se yahudiler ve hıristiyanlar gibi Ehl-i kitap olsun, müslümanların hayatî
önem taşıyan sırlarını öğrenecek derecede dostları olamayacaklarını ifade
buyurmuştur (Nisâ 4/144; Mâide 5/51). Çünkü genellikle onlar birbirleri-
nin dostu, müminlerin düşmanıdırlar. Kur’an’ın bu emrinde yadırgana-
cak bir durum yoktur. Nitekim âyetin akışında her iki tarafın birbirlerine
karşı takındıkları psikolojik ve toplumsal tutum ve davranışları anlatılarak
müslüman olmayanları sırdaş edinmeme buyruğunun gerekçeleri açık-
lanmıştır: a) Müslümanlardan olmayanların sürekli olarak müminler
aleyhinde çalışmaları, onlara zarar vermeleri ve içlerinde fesat çıkar-
maya gayret etmeleri; b) müminlerin sıkıntıya düşmelerinden memnun
olmaları; c) müminlerin aleyhinde sürekli olarak propaganda yapmaları
ve onlara karşı içlerinde kin beslemeleri; d) inançları gereği müminler,
herkesin –bu arada kâfirlerin ve münafıkların dahi– iyiliğini istedikleri,
onların hukukunu gözettikleri ve onlara sevgiyle yaklaştıkları halde onla-
rın müminleri sevmemeleri ve haklarında iyi davranmamaları; e) mümin-
ler ilâhî kitapların tamamına inandıkları ve bu kitapların mensuplarına
saygılı davrandıkları halde kâfirlerin Kur’an’a inanmamaları, münafık-
ların da müslümanlara karşı ikiyüzlü davranmaları, görünüşte müslüman
olduklarını söyleyip gerçekte inanmamış olmaları ve inananlara karşı kin
gütmeleri; f) kâfirlerin ve münafıkların, müminlerin birlik ve beraberlik-
lerine, başarılarına, zaferlerine ve refahlarına üzülmeleri; başarısızlıkla-
rına, yenilgi, hastalık ve benzeri sıkıntılarına sevinmeleri.
659

