Page 665 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 665

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 121 – 129



           burada da sabır ve sebat ettikleri takdirde yine kendilerine meleklerle
           yardım edeceğini haber veriyordu.

           126-127. Yüce Allah bu melekleri sırf müminler için bir zafer işare-
           ti olsun ve kalpleri yatışıp moralleri yükselsin diye göndermiştir. Yoksa
           zafer O’nun kendi elindedir. O dilediği takdirde melek göndermeden de
           düşmanın kalbine korku salar ve müminlere zafer kazandırırdı. Nitekim
           “Zafer, yalnızca güçlü ve hikmet sahibi Allah katından gelir” ifadesi bunu
           vurgulamaktadır. Ama O’nun hikmeti melek göndererek yardım etme-
           yi gerektirdiği için böyle yapmıştır. 127. âyette “bir kısmı” diye tercüme
           edilen taraf kelimesi “eşraf, liderler ve kumandanlar” anlamlarına gel-
           mektedir. Yüce Allah kâfirlerin ileri gelenlerinden bir grubun kökünü
           kesmek, bir grubu da perişan etmek suretiyle hüsrana uğratmak için bu
           yardımı yapmıştır. Nitekim burada söz konusu edilen Bedir Savaşı’nda
           başta Ebû Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden birçoğu
           öldürülmüş veya esir edilmiştir.

           128-129. Buhârî’nin rivayetine göre Hz. Peygamber savaşta yaralanın-
           ca “Peygamber’ini yaralayan kavim nasıl felâh bulur?” buyurmuş, bunun
           üzerine 128. âyet inmiştir (“Megāzî”, 21).
             Bu âyetlerle kâfirler hakkında dünyada ve âhirette verilecek hükümde
           Hz. Peygamber’in herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığı, hük-
           mün tamamen Allah’a mahsus olduğu hatırlatılmaktadır. Nitekim bazı
           âyetlerde Hz. Peygamber’in görevinin sadece tebliğ etmek olduğu bildiril-
           miş, hidayetin tamamen Allah’ın iradesine bağlı bulunduğu vurgulanmış-
           tır (bk. Bakara 2/272; Ra‘d 13/40; Kasas 28/56). Bir başka anlatımla, yüce
           Allah burada Resûl-i Ekrem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: Ey Resulüm!
           Onları helâk veya tövbelerini kabul etmek yahut kâfir olarak öldürüp âhi-
           rette cezalarını vermek senin isteğine değil, bizim hikmetimize ve irade-
           mize bağlı bir şeydir. Hikmetimiz neyi gerektirirse onu yaparız. Senin bu
           işte herhangi bir müdahalen söz konusu değildir. Çünkü göklerde ve yerde
           ne varsa hepsi Allah’ındır. Müşrikler de bu egemenlik alanının dışında
           değildir. Allah onlardan dilediğini affeder, dilediğini de hak ettikleri ve
           iradelerini kötüye kullandıkları için cezalandırır. Şüphesiz O’nun bağış-
           laması çok olduğu gibi azabı da şiddetlidir.



                                                                                   667
   660   661   662   663   664   665   666   667   668   669   670