Page 675 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 675

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 137 – 143



           kumandanların emirlerine uyarak sabır ve metanetle savaşırsanız zafer
           sizin olur.
             Şüphe yok ki Allah’ın savaşlar için de koyduğu kanunları vardır. Bu
           kanunlara uygun davrananlar inkârcı, putperestler de olsalar, Allah’ın
           kanunu uyarınca galip gelirler. Tedbirsiz davrananlar da peygamber veya
           evliya dahi olsalar yine yenilgiye uğrarlar. Çünkü Allah’ın sünneti değiş-
           mez. O’nun sosyal hayat için koyduğu kanunlar savaşta da geçerlidir.
           Savaşın şart ve gereklerine uyanların galip, buna uymayanların mağlûp
           olması ilâhî bir kanundur (Ateş, II, 113).
             Müfessirler bu ve benzeri âyetlerde, tarihî ve arkeolojik araştırmalar
           yapmayı teşvik anlamının bulunduğunu belirtirler (Elmalılı, II, 1180).
           Muhammed  Abduh’a  göre  yüce  Allah’ın,  mahlûkatını  yönetmek  için
           kanunlar koyduğunu bize bildirmesi, bizim o kanunlardan en mükem-
           mel bir şekilde faydalanmamız için o kanunları tedvin edilmiş bağım-
           sız bir ilim haline getirmemizi gerekli kılar. Kur’an’ın özet olarak bah-
           settiği diğer ilimler için olduğu gibi kâinattaki sünnetullahı açıklayacak
           ilim adamlarını yetiştirmek de bu ümmetin tümü üzerine farz kılınmıştır
           (Reşîd Rızâ, IV, 139).


           138. “Bu” anlamına gelen işaret zamiriyle Kur’an’ın kastedildiği yorumu
           esas alınarak meâlinde “bu Kur’an” denmiştir. Buna göre âyet, Kur’an’ın
           bütün insanlar için hak ile bâtılı, yanlışla doğruyu birbirinden ayırt eden,
           açıklayan ve doğru yola ileten bir kitap, özellikle takvâ sahipleri için
           bir ibret ve öğüt olduğunu ifade eder. Diğer bir yoruma göre ise bura-
           da, Allah’ın sünnetinin geçmiş milletlere de aynen uygulandığını haber
           veren bir önceki âyete işaret edilmekte yani 137. âyetteki ifadenin insan-
           lara bir açıklama, takvâ sahipleri için de bir hidayet ve bir öğüt olduğu
           belirtilmektedir. İbn Âşûr’a göre bu durumda âyet, zaferle güzel sonu-
           cun, yenilgi ile kötü sonucun ayrı ayrı şeyler olduğunu bilmeyenler için
           bir açıklama ve sebep-sonuç ilişkisini kurabilmeleri için yol gösterici bir
           kılavuzdur. Çünkü zaferin gerçek sebebi iyilik ve iyi haldir. Bu âyet aynı
           zamanda insanların fesattan sakınmaları ve “Bizden daha güçlü kim var?”
           (Fussılet 41/15) diyerek gücüne aldanan Âd kavmi gibi aldanmamaları
           için bir öğüttür (IV, 98).



                                                                                   677
   670   671   672   673   674   675   676   677   678   679   680