Page 692 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 692

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 154 – 155



                   Savaşa katılanlardan bir grup ise canlarının derdine düşüp kendilerin-
                 den başka bir şey düşünmüyorlardı. Bunlar, her ne kadar mümin görü-
                 nüyorlarsa da gerçekte inanmamış oldukları için dini ve Hz. Peygamber’i
                 savunmak gibi bir kaygıları bulunmayan münafıklardı. Savaşa sırf ganimet
                 almak veya fitne çıkarmak maksadıyla katılmışlar, ancak büyük bir kıs-
                 mı daha savaş başlamadan Abdullah b. Übey ile birlikte geri dönüp git-
                 miş; gidemeyenler ise müminlerin içinde kalmışlardı. Ancak müminleri
                 huzura kavuşturan uyku bunları sarmamış, dolayısıyla korkuları arttıkça
                 artmıştı. Savaşın seyri müminlerin aleyhine döndüğü için onlardan inti-
                 kam alırcasına duygularını ortaya koyuyor ve Câhiliye kafasıyla haksız yere
                 Allah hakkında kötü şeyler düşünüyor ve Hz. Muhammed’in peygamberliği
                 hakkında tereddüt uyandıracak sözler söylüyorlardı (Cahiliye kavramının
                 anlamı için bk. Mâide 50 ve Furkan 25/63-66’nın tefsiri).
                   Münafıkların “Bu işten bize ne” sorusundan anlaşıldığına göre onlar,
                 düşmanla meydan savaşı yapma hususunda alınan kararın hatalı oldu-
                 ğuna,  bu  kararda  kendilerinin  sorumluluğu  bulunmadığına,  savaşın
                 planlanmasında görüşlerine uyulmadığına, dolayısıyla elde edilen bu
                 sonuçtan sorumlu olmadıklarına, sorumluluğun meydan savaşını iste-
                 yen müminlere ve onların sözünü dinleyen Hz. Peygamber’e ait olduğuna
                 işaret etmek istemişlerdir. Nitekim münafık Muattib b. Kuşeyr’in, Hz.
                 Peygamber’in yanında açığa vurmayıp münafıkların arasında söylediği
                 “Bu işte bizim görüşümüz alınsaydı burada öldürülmezdik” ifadesinden
                 de bu anlaşılmaktadır (Taberî, IV, 142-143; Kurtubî, IV, 242). Oysa Hz.
                 Peygamber, münafıkların reisi Abdullah b. Übeyy’i istişareye çağırmış,
                 kendisi de onun görüşü doğrultusunda görüş beyan etmişti. Ancak genç-
                 ler, düşmanı Medine dışında karşılamayı uygun gördükleri için karar
                 onların görüşü doğrultusunda alınmıştı. Bu sebeple münafıkların böy-
                 le bir bahane ile Hz. Peygamber’e karşı itiraz hakları olmadığı gibi onu
                 istibdat ile de suçlayamazlardı.
                   Başka  bir  görüşe  göre  âyetin  ilgili  kısmı  şöyle  yorumlanmıştır:
                 Münafıklar Hz. Peygamber’e, “Bu işten bize bir yarar var mı?” diyerek
                 bu savaşta kendileri için herhangi bir çıkar bulunmadığını vurgulamak
                 istemişler; kendi aralarında da “Bu işten bizim bir çıkarımız olsaydı
                 burada öldürülmezdik” demişlerdir (Şevkânî, I, 436).



          694
   687   688   689   690   691   692   693   694   695   696   697