Page 693 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 693

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 154 – 155



             Süleyman Ateş’e göre “Bu işte bizim görüşümüz alınsaydı burada öldü-
           rülmezdik” diyenler münafıklar değil samimi müminlerden bir gruptur.
           Ona göre münafıklar savaşa katılmamışlardır, oysa bunlar savaş anında
           söylenmiş sözlerdir. Savaşın dehşetinden sarsılan bazı müminlerin içle-
           rinde böyle düşünceler belirmiştir. Zira bu sözleri söyleyen kimselerin
           affedildiği bildirilmektedir. Halbuki münafık nifak içinde kaldığı sürece
           affedilmez (II, 122).
             Kanaatimizce Ateş’in bu görüşü isabetli değildir. Çünkü bir grup müna-
           fık müminlerin içinde kalarak savaşa katılmıştı. Bu sözü onların söylemiş
           olma ihtimali daha kuvvetlidir. Bir sonraki âyette affedildikleri bildiri-
           lenler ise münafıklar değil şeytanın vesvesesine aldanıp savaş yerinden
           ayrılan müminlerdir. Ayrıca Allah ve Peygamber uğrunda canı dahil her
           şeyini feda edecek derecede samimi müminlerin böyle bir söz söylemele-
           ri mümkün değildir.
             Münafıkların bu tutumlarına karşılık yüce Allah, “De ki: İşin tamamı
           Allah’a aittir” buyurarak emir ve iradenin kendisine mahsus olduğunu,
           galibiyet veya mağlûbiyetin ezelde takdir ettiği ilâhî kanunlarına uygun
           olarak meydana geldiğini ve geleceğini vurgulamakta; ölenlerin de yine
           Allah tarafından takdir edilmiş ecelleriyle öldüklerini, eceli gelenlerin
           evlerinden çıkmasalar bile ölümden kurtulamayacaklarını, her insanın
           ölümü nerede takdir edilmişse gidip orada öleceğini bildirmektedir.
           Ayrıca âyette bu olayların bir hikmete binaen cereyan ettiği, bunlarla
           müminlerin denendiği ve kalplerinde olan kötü düşüncelerin temizlen-
           diği ifade buyurulmuştur. Şüphe yok ki insanların gerçek şahsiyetleri güç
           olaylar karşısında ortaya çıkar. Nitekim Uhud Savaşı’nda da böyle olmuş,
           bu imtihan neticesinde insanların gerçek yüzleri ortaya çıkarılmıştır.
           Kalplerdeki sırları dahi bilen yüce Allah’ın insanları imtihan etmesi,
           onların iç yüzlerini bilmediğinden değildir. Savaşlarda alınan yenilgiler,
           yaşanan acılar insanların kendilerini sorgulamalarına, hatalarını görme-
           lerine ve durumlarını düzeltmelerine yardımcı olur. Bu sebeple âyette
           Allah’ın Uhud’da olup bitenlerle müminleri deneyip kalplerindeki yanlış
           düşünce ve duyguları temizlemeyi murat ettiğine işaret edilmektedir.
             Her şeyin yüce Allah’ın takdiriyle cereyan etmiş olması, bizim sebep-
           lere sarılmayı ihmal etmemizi gerektirmez. Çünkü kazâ ve kaderin nasıl



                                                                                   695
   688   689   690   691   692   693   694   695   696   697   698