Page 698 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 698

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 156 – 163



                 159. Kaba ve katı kalpli bir kimse –başka bazı erdemlere sahip olsa da–
                 muhataplarında nefret uyandırır; insanlar böyle bir kimseyi dinlemek
                 istemezler veya onun arkadaşlığına katlanamazlar. İslâm gibi evren-
                 sel bir mesaj getiren, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan (Enbiyâ
                 21/107) ve yüce bir ahlâk üzere bulunduğu bildirilen (Kalem 68/4) bir
                 Peygamber’in bu kötü vasıfları taşıması düşünülemez. İbn Atıyye’nin kay-
                 dettiğine göre semavî kitaplarda Hz. Peygamber’in özellikleri anlatılır-
                 ken bu kötü sıfatları taşımadığı da vurgulanmıştır (I, 533). Burada görül-
                 düğü gibi Kur’an-ı Kerîm de aynı vurguyu yapmakta ve Hz. Peygamber’in
                 uygulamalarının bunun kanıtı olduğunu ifade buyurmaktadır. Şüphesiz
                 bu âyet Hz. Peygamber’in büyüklüğünü, yüksek ahlâkını ve yüreğinin
                 katı olmadığını, aksine şefkat ve merhametle dolu olduğunu gösterir. O,
                 Allah’ın kendisine lutfettiği bu özellikleri sayesinde arkadaşlarına, özel-
                 likle Uhud Savaşı’nda emrine muhalefet ederek İslâm ordusunun yenil-
                 mesine sebep olanlara ve müslümanları imha edilme tehlikesiyle karşı
                 karşıya getirmiş bulunanlara merhametle muamele etmiştir. Eğer onlara
                 karşı katı davransaydı ve onları sert bir şekilde cezalandırsaydı, çevre-
                 sindekiler dağılıp giderlerdi.
                   İslâm’ın  eğitim  metotlarından  biri  de  affetmektir.  Yerine  göre  af,
                 cezadan daha etkili olur. Bu sebeple Allah 152. âyette müminlerin Uhud
                 Savaşı’ndaki hatalarını affettiğini ilân etmiş, burada da Hz. Peygamber’e
                 onları affetmesini, Allah tarafından bağışlanmaları için dua etmesini
                 emretmiştir. Hz. Peygamber’in sahâbeye karşı yumuşak ve merhametli
                 davranması  sahâbe  üzerinde  büyük  bir  etki  göstermiştir.  Nitekim
                 Uhud Savaşı’ndaki hataları affedilen sahâbîler bir daha böyle bir hata
                 yapmamaya gayret göstermiş ve girdiği bütün savaşlarda Hz. Peygamber’in
                 ve kumandanlarının emirlerine titizlikle uyarak zaferler kazanmışlardır.
                 Hz. Peygamber’in müslümanlara karşı bu şekilde merhametli davranması
                 neticesinde birçok kimsenin müslüman olduğu da rivayet edilmiştir (İbn
                 Âşûr, IV, 145). Yüce Allah ayrıca Hz. Peygamber’den bir konuda karar
                 vermeden önce onu arkadaşlarına danışmasını, onlarla tartışmasını ve
                 istişare sonunda kararını verince artık Allah’a güvenerek uygulamaya
                 geçmesini emretmektedir.
                   Âyette “danış” anlamında zikredilen “şâvir” kelimesi, müşavere mas-
                 darından türemiş emir kipidir. Sözlükte müşavere “arı kovanından bal



          700
   693   694   695   696   697   698   699   700   701   702   703