Page 691 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 691

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 154 – 155



                    müz alınsaydı burada öldürülmezdik” diyorlar. De ki: “Evlerinizde dahi
                    olsaydınız, yine de haklarında ölüm yazılmış olanlar ölüp düşecekle-
                    ri yere geleceklerdi. Bu, Allah’ın içinizde olanı ortaya çıkarması ve
                    kalplerinizdeki şüpheyi gidermesi içindir. Allah kalplerde olanı bilir.”
                    155. İki ordunun karşılaştığı gün sizden bozguna uğrayanlar var ya
                    sırf yaptıkları bazı şeyler yüzünden şeytan onların ayaklarını kaydır-
                    mıştı. Şüphe yok ki Allah onları affetmiştir, Allah çok bağışlayıcıdır, pek
                    halimdir.

           Tefsiri
           154. Uhud Savaşı’ndaki bozgunun ardından yüce Allah müslümanla-
           rı büyük kederlere uğrattıktan sonra, cesaret ve metanetini yitirmeden,
           eninde sonunda Hz. Peygamber’in zafere kavuşacağına inanan ve onunla
           birlikte düşmana karşı var gücüyle vuruşan bir gruba hafif bir uyuklama
           hali vererek dinlenmelerini ve heyecanlarının yatışmasını sağlamıştı.
           Almış oldukları yaralardan dolayı acılar içerisinde olmalarına rağmen
           kendilerini güvende hissetmişler, kılıçları ellerinden düşecek derece-
           de uyuklamışlardı. Nitekim olayı bizzat yaşamış olan Ebû Talha, ken-
           dileri savaş alanında iken bu uyku sebebiyle kılıcının birkaç defa elin-
           den düştüğünü ve tekrar aldığını ifade etmiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 3/11;
           “Megāzî”, 20). Oysa şiddetli korku içindeki insanı uyku tutmaz, uyku-
           suzluk devam ettikçe de perişanlık artar ve insanın mânevî gücü çöker.
           Uhud Savaşı’ndaki ortam böyle bir neticenin doğması için son derece
           müsait idi. Çünkü müşrikler savaş alanından ayrılırken yine gelecekle-
           rini söyleyerek müslümanları tehdit etmişlerdi; bu sebeple müslümanlar
           düşmanın dönüp tekrar saldırmasından ve kendilerini imha etmesin-
           den veya Medine’ye saldırarak yağmalamasından endişe ediyorlardı. İşte
           böyle bir ortamda yüce Allah’ın bir lutfu olarak müslümanları tatlı bir
           uyku basıp, korkuyu unutturmuş, gergin olan sinirlerini dinlendirmiş,
           böylece huzur ve güvene kavuşarak yepyeni bir güç kazanmışlar, düşman
           çekildikten sonra da onları Hamrâülesed’e kadar takip etmişlerdir. Daha
           önce Bedir olayında da savaştan önce böyle bir güven uykusu gelmişti (bk.
           Enfâl 8/11). Uhud’da ise savaş esnasında veya savaştan hemen sonra daha
           savaş alanında iken müslümanlar böyle bir ilâhî lutfa mazhar oldular.



                                                                                   693
   686   687   688   689   690   691   692   693   694   695   696