Page 575 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 575

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 45 – 51



           mediği halde…” şeklinde yansıtılmaya çalışılmıştır (Hz. Îsâ’nın babasız
           olarak dünyaya gelmesi konusunda bk. 59. âyetin tefsiri).

           48. Müfessirlerin genel kanısına göre, “yazı” diye çevirdiğimiz kitap keli-
           mesiyle kastedilen anlam, Hz. Îsâ’ya “yazı yazma”nın öğretilecek olma-
           sıdır (Râzî, VIII, 54). Bazı müfessirler bunu genel olarak “ilâhî kitaplar”
           şeklinde açıklamışlardır (Kāsımî, IV, 846). Burada Allah tarafından indi-
           rilen fakat belirli olmayan bir kitaba işaret bulunduğu yorumuna değinen
           İbn Atıyye bunun dayanaktan yoksun bir iddia olduğunu kaydeder (İbn
           Atıyye, I, 438; “Tevrat” ve “İncil” hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3/3-
           4; “hikmet” hakkında bilgi için bk. Bakara 2/269).


           49.  Bu  âyet-i  kerîme  bazı  yahudilerin  iddia  ettiği  gibi  Hz.  Îsâ’nın
           İsrâiloğulları’ndan muayyen bir topluma değil onların tamamına gönde-
           rildiğini göstermektedir (Râzî, VIII, 54; İsrâiloğulları hakkında bilgi için
           bk. Bakara 2/40).
             Hz. Îsâ tarafından gösterileceği bildirilen mûcizelerin Hz. Îsâ’nın muha-
           tapları açısından önem taşımasının yanı sıra, daha sonra Hıristiyanlıkta
           bunlara bağlanan sonuçlar bu dinin mensuplarını çok tehlikeli bir mecra-
           ya sevketmiş olduğundan gerek burada gerekse Mâide sûresinin 110. âye-
           tinde, bunların yüce Allah’ın iznine bağlı olduğuna sık sık dikkat çekil-
           miştir. Bu husus öylesine önemlidir ki, peygamberin bir beşer olduğu ve
           gösterdiği bütün olağan üstü hallerin Allah’tan mesaj getirdiği iddiasını
           desteklemek için yine O’nun tarafından sağlandığı göz ardı edilirse, pey-
           gambere iman etmenin hiçbir değeri kalmaz ve dalâlete düşülmüş olur.
           Nitekim hıristiyanlar bu olağan üstü durumları bütün evrenin yaratıcısı
           olan yüce Allah’ın mutlak kudretine bağlamak yerine, Hz. Îsâ’yı tanrılaş-
           tırma yoluna girmişler, böylece dinî hayatlarını çürük bir zihniyet üzerine
           bina etmişlerdir. Bu ağır hatayı Allah’ın vahyine mazhar olmuş bir pey-
           gambere yüklemenin dayanaktan yoksun ve O’nun elçisine iftira olduğunu
           gözler önüne sermek üzere Mâide sûresinin 110-118. âyetlerinde karşılıklı
           konuşma üslûbu içinde Hz. Îsâ’nın insanlara “Beni ve annemi tanrı edi-
           nin” demiş olamayacağı ortaya konur. İşte burada da özelde Necran heye-
           tine, genelde Allah’a ortak koşma unsuru içeren bütün inançların savu-
           nucularına, Hz. Îsâ’nın getirdiği mesajın da tevhid inancına dayalı olduğu
           hatırlatılmaktadır.



                                                                                   577
   570   571   572   573   574   575   576   577   578   579   580