Page 532 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 532

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 26 – 27



                 lısı Allah’tan” şeklinde bağlamaları bu âyette değinilen gerçeği derinden
                 kavramış olmanın güzel bir ifadesidir. Bazı müfessirler burada sadece
                 “hayır”dan söz edilmiş olmasına, 25-26. âyetlerin nüzûl sebebi olarak zik-
                 redilen olayları dikkate alarak izah getirirler ve bu ifadenin müslümanlar
                 için imkânsız görülen başarıları lutfetmenin Allah’ın kudretinde oldu-
                 ğuna dikkat çekmeyi amaçladığını belirtirler (Zemahşerî, I, 183). Burada
                 dua ifadesinin söz konusu olması sebebiyle sadece hayrın anıldığı ya da
                 birinin diğerine delâletinin açık olmasından ötürü şerrin anılmadığı ve
                 esasen her ikisinin Allah’ın kudretinde olduğunun anlatılmak istendiği
                 görüşleri de vardır (İbn Atıyye, I, 417. “Hayır” ve “şer” kavramlarının içe-
                 riği ve Kur’an’daki kullanımları hakkında bilgi için bk. Bakara 2/215).


                 27. “Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın” cümleleri
                 genellikle şu şekillerde açıklanmıştır: a) Bazan gecenin kısaltılıp bu faz-
                 lalığın gündüze dahil edilmesi, bazan da bunun aksinin gerçekleştirilme-
                 si, b) gündüzün peşinden gecenin getirilip dünyanın karanlığa bürün-
                 dürülmesi, sonra da tekrar gündüzün getirilip dünyanın aydınlatılması
                 (bk. İbn Atıyye, I, 418). Bunlardan birinci yorum hakkında İbn Arafe’den
                 şöyle bir söz nakledilmiştir: Denir ki, Kur’an hem sokaktaki adamın,
                 hem bilgili kişilerin hem de her iki kesimin anlayacağı ifadeler içerir.
                 İşte bu âyet bu duruma bir örnektir. Zira âyet hem özel bilgi isteyen gün-
                 lerin kısalması ve uzaması olayını hem de herkesin fark ettiği mevsimle-
                 rin değişmesini kapsamaktadır. Burada, insanların sahih bir dinî inanca
                 sahip olduktan sonra yeryüzünü cehalet ve şirk karanlığının kaplamasına
                 ve ardından yüce Allah’ın peygamberler göndererek insanlığa aydınlık
                 yolu göstermesine işaret eden sembolik bir anlatım bulunduğu da düşü-
                 nülebilir (İbn Âşûr, III, 214).
                   Bu âyette geçen “Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın”
                 cümleleri de, “ihyâ” (diriltme, yaşatma) ve “imâte” (öldürme, hayatiye-
                 tine son verme) kelimelerinin Kur’an’daki kullanımları ışığında deği-
                 şik şekillerde açıklanmıştır. Bunların bir kısmı maddî hayatla ilgilidir:
                 Topraktan bitkilerin, ölü gibi duran kuru çekirdekten ve tohumdan çeşit
                 çeşit ağaçların, meyvelerin, çiçeklerin çıkması gibi. Bir de, müminden
                 kâfirin ve kâfirden müminin, iyi insandan kötü insanın ve kötü kişiden iyi
                 kişinin, âlimden cahilin ve cahilden âlimin dünyaya gelmesi gibi mânevî



          534
   527   528   529   530   531   532   533   534   535   536   537