Page 424 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 424

2 / BAKARA SÛRESİ · 261 – 274



                 larından biri de haksızlık eden, borcunu ödemeyendir. Böyle kimselerin
                 yakın çevrelerinde bulunanlar bile onlardan memnun olmazlar, onlarda-
                 ki haklarını zorla veya gizlice almaya çalışırlar (adak hakkında bilgi için
                 bk. Hac 22/29).


                 271.  İhtiyaç sahiplerine yapılan yardımın, verilen sadaka ve zekâtın
                 açık olarak yapılması câiz olmakla beraber (bu âyetten başka 274. âyet
                 de cevazı teyit etmektedir) hem bu âyette hem de sahih hadislerde gizli
                 olmasının daha iyi, hayırlı ve ecirli olduğu bildirilmiştir. Nitekim hadiste
                 Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Yedi insan vardır ki Allah onları, kendi-
                 ne mahsus olandan başka hiçbir gölgenin bulunmadığı günde bu gölge-
                 sinde barındırır: Âdil yönetici, Allah’a kulluk ederek yetişen genç, gönlü
                 mescidlere takılmış bulunan kimse, Allah için birbirini seven ve bu sevgi
                 içinde birleşip ayrılan iki kişi, kendisini birlikte olmaya çağıran soylu
                 soplu ve güzel bir kadına, ‘Ben Allah’tan korkarım!’ cevabını verebilen
                 kimse; bir sadaka verip de onu, sol elinin verdiğini sağ eli bilmeyecek
                 şekilde gizleyen kişi ve tek başına iken Allah’ı anıp gözleri yaşaran kim-
                 se” (Buhârî, “Hudûd”, 19; Müslim, “Zekât”, 91).
                   Bazı tefsircilere göre nâfile türünden sadakanın gizli verilmesi, farz
                 türünden sadakanın ise açık verilmesi daha iyidir. Çünkü farz olan sada-
                 kanın gizli verilmesi, “Kişi yükümlü olduğu halde vermiyor” şeklinde
                 suizanna sebep olabilir, ayrıca açıkça verilmesinde teşvik vardır. Nâfile
                 sadaka ve infaklar ise açıkça yapıldığında hem alanın mahcup olması hem
                 de verenin riyâya düşmesi ihtimali mevcuttur. Bize göre Kitap ve Sünnet
                 böyle bir ayırım yapmadığından, açıktan vermeyi gerektiren özel bir
                 sebep olmadıkça her nevi tasadduk ve infakın gizli yapılması tercih edil-
                 melidir, ancak açık olması da câizdir.

                 272. Hikmetin mânalarından biri de “ilâhî irşad ve hidayet” idi. Bu
                 büyük lutuf Allah’ın elindedir; peygamber de olsa, hiçbir kulun başkala-
                 rına hidayet lutfetme imkânı yoktur. Allah’ın hikmet ve hidayet lutfunda
                 da –kendi koyduğu kanun gereğince– kulun yönelişi ve hak edişinin etki-
                 si vardır.



          426
   419   420   421   422   423   424   425   426   427   428   429