Page 382 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 382

2 / BAKARA SÛRESİ · 244 – 252



                         Meâli
                         244. Allah yolunda savaşın ve bilin ki, Allah her şeyi işiten ve bilendir.
                         245. Kim Allah’a güzel bir borç verirse Allah da bunu kat kat fazla-
                         sıyla öder. Daraltan da genişleten de Allah’tır ve O’na döndürüleceksi-
                         niz. 246. Mûsâ’dan sonra İsrâiloğulları’nın ileri gelenlerini görmedin
                         mi? Peygamberlerinden birine “Bize bir hükümdar gönder de Allah
                         yolunda savaşalım” dediklerinde o, “Üzerinize savaş farz kılındığında
                         savaşmayacağınızdan korkarım” cevabını verdi. “Yurtlarımızdan ve
                         çocuklarımızdan uzaklaştırıldığımız halde Allah yolunda savaşmayıp
                         da ne yapacağız!” dediler. Üzerlerine savaş farz kılınınca da, içle-
                         rinden azı müstesna, yüz çeviriverdiler. Allah zalimleri iyi bilmektedir.
                         247.  Peygamberleri  onlara  “Allah  size  Tâlût’u  hükümdar  olarak
                         gönderdi” dedi. “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken ve ona
                         da servet bakımından bir genişlik verilmemişken onun üzerimize hü-
                         kümdarlığı nasıl olur?” dediler. Peygamber “Allah onu sizin için seçti,
                         kendisini ilimde ve bedende daha güçlü kıldı” dedi. Allah mülkünü
                         dilediğine verir ve Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, her şeyi bilir.
                         248. Peygamberleri onlara “O’nun hükümdarlığının alâmeti, içinde
                         rabbinizden bir sekînet, Mûsâ ve Hârûn ailelerinin bıraktıklarından bir
                         bakiye bulunan ve meleklerin taşıdığı tabutun (sandığın) size gelme-
                         sidir” dedi. Gerçekten inanıyorsanız bilin ki, bunda sizin için büyük
                         bir işaret vardır. 249. Tâlût askerleriyle birlikte ayrılıp sefere çıkın-
                         ca, “Allah muhakkak sizi bir nehirle imtihan edecek; kim ondan içerse
                         benden değildir –eliyle bir avuç alan müstesna– ondan tatmayan da
                         bendendir” dedi. İçlerinden pek azı dışındakiler ondan içtiler. Kendisi
                         ve onunla beraber inananlar nehri geçince “Bugün Câlût’a ve askerle-
                         rine karşı bizim gücümüz yok” dediler. Allah’a kavuşacaklarını uman-
                         lar ise “Nice az birlikler vardır ki, Allah’ın izniyle sayıca çok birliği
                         yenmişlerdir, Allah sabredenlerle beraberdir” dediler. 250. Câlût ve
                         askerlerinin karşısına çıkınca da “Rabbimiz! Bizi sabırla donat, bize
                         sebat ver ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!” diye niyazda bu-
                         lundular. 251. Sonunda Allah’ın izniyle onları yendiler, Dâvûd da
                         Câlût’u öldürdü ve Allah ona hükümranlık ve hikmet verdi, ona dile-
                         diği şeyleri öğretti. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmı ile diğer kısmını



          384
   377   378   379   380   381   382   383   384   385   386   387