Page 385 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 385
2 / BAKARA SÛRESİ · 244 – 252
bu makama o değil topluluğun ileri gelenleri lâyık idiler. b) Tâlût zengin
değildi; onlara göre hükümdar olacak şahıs aynı zamanda zengin olma-
lıydı.
Allah Teâlâ bu itiraza peygamberleri aracılığı ile verdiği cevapla yöne-
ticilerde bulunması gereken nitelikler konusunda evrensel mesajlar
iletmiş oluyordu. Buna göre: 1. Mülk ve iktidar asaleten Allah’a aittir,
kulların bunlara sahip olmaları mecazidir. O halde yönetici, bir kısım
çevrelerin değil, öncelikle Allah’ın yönetmeye lâyık gördüğü kimseler-
de aradığı vasıflara sahip olmalıdır. Âyette Tâlût’u Allah’ın seçmiş olması
onun bu açıdan liyakatini göstermekte ve dikkatleri bu yöne çekmekte-
dir. 2. Tâlût bilgili ve güçlüdür; yönetici olacak şahısların zengin değil,
bilgili ve güçlü olmaları gerekir. “İlimde ve cisimde başkalarından üstün
olmak” mânevî ve maddî nitelikler bakımından namzetler arasında en
üstünü olmak demektir.
Eski Ahid’in I. Samuel kitabında (8-11) anlatılanları tarihî bilgilerle
tamamlayan araştırmacılara göre Hz. Mûsâ’dan sonra onun yerini alan
Yûşa’ b. Nûn, çeşitli şehirlerde yaşayan İsrâiloğulları’nın her bir boyu-
na (sıbt) bir hâkim tayin etmişti, bunların arasında peygamber olan-
lar da vardı. Samuel peygamber zamanına kadar devam eden bu döne-
me “hâkimler dönemi” denilmektedir. O döneme kadar İsrâiloğulları
Amâlike, Midyanîler, Ârâmîler ve Filistinliler’le savaşıp durdular.
Kimi zaman onlar kimi zaman bunlar galip geliyorlardı. Aynı zamanda
hâkim olan Samuel peygamberin yaşlandığı günlerde Gazze yakınların-
da Filistîler’le yaptıkları bir savaşta büyük bir mağlûbiyete uğradılar ve
çok önem verdikleri kutsal sandığı da (tabut) düşmana kaptırdılar. İleri
gelenler peygamberlerinin yaşlanmış, hâkim tayin ettiği iki oğlunun da
beceriksiz ve adaletsiz olduğunu, başlarına gelenlerin sebepleri arasında
saydıkları için kendisine gelerek, düşmanlarında olduğu gibi kendileri-
ne de bir hükümdar tayin etmesini istediler. Bunun üzerine Peygamber
Samuel, Allah Teâlâ’nın bildirmesiyle Tâlût’u bulmuş ve takdis ederek
İsrâiloğulları’na hükümdar tayin etmiş ve böylece hâkimler dönemi sona
ermiş, krallar dönemi başlamıştır (m.ö. 1095). Tâlût uzun boyundan
dolayı bu lakapla anılır. Asıl adı ise Saul b. Kays’tır (Neccâr, Kısasu’l-
enbiyâ, s. 303 vd.; İbn Âşûr, II, 487-489).
387

