Page 383 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 383

2 / BAKARA SÛRESİ · 244 – 252



                    engellemesi olmasaydı yeryüzünde düzen bozulurdu. Fakat Allah’ın
                    âlemler için büyük lutufları vardır. 252. İşte bunlar sana gerçek ola-
                    rak okumakta olduğumuz Allah’ın âyetleridir ve sen şüphesiz Allah’ın
                    elçilerinden birisin.

           Tefsiri
           244. Yurtlarını ve değerlerini savunacak yerde düşmandan korkarak
           kaçanların misali veya kıssası hatırlatıldıktan sonra asıl maksada geçi-
           lerek “Allah yolunda savaş” emredilmekte; insanların söylediklerini de
           söylemeyip zihinlerinden geçirdiklerini de Allah Teâlâ’nın bildiğine,
           O’ndan bir şey gizlemenin mümkün olmadığına, “bilici ve işitici” sıfatla-
           rı zikredilerek işarette bulunulmaktadır.


           245. İnfak, sadaka, karz-ı hasen Kur’an-ı Kerîm’in müminleri teşvik
           ettiği üç yardım ve dayanışma şeklidir. İnfak öncelikle akrabaya ve bazan
           ihtiyaç gözetilmeden yapılır, sadaka yahut tasadduk daha ziyade muh-
           taç durumdaki akraba olmayanlara yönelik malî bir ibadettir. Bu ikisi
           bağıştır geri dönmez, ecrini Allah verir. Karz-ı hasen ise Allah rızâsından
           başka bir menfaat beklenmeden verilen borçtur. Bu borç karşılığında
           borçludan menfaat beklenmez, yalnızca ödeme imkânına kavuştuğun-
           da borcun aslını ödemesi istenir. Kutsî hadislerden öğrendiğimize göre
           Allah Teâlâ, nerede ve hangi davranışta rızâsı bulunuyorsa orada kendi
           bulunuyormuş gibi bir ifade kullanarak kullarını hayırlı işlere, güzel dav-
           ranışlara, yardımlaşma ve dayanışmaya teşvik etmektedir. Bu cümleden
           olarak “hasta ziyaretini kendini ziyaret, aç bir kimseyi doyurmayı kendi-
           ni doyurmak” olarak ifade buyurmuştur (Müslim, “Birr”, 43). Burada da
           güzel borç vereni kendisine borç veren gibi kabul ederek yardım sever
           mümine şereflerin en büyüğünü bahşetmiş, onu dinî heyecanın doru-
           ğuna yükseltmiştir. Ne yazık ki maddeci ahlâkın etkisine giren müslü-
           manlar, geleneğimizde mevcut bulunan bu güzel davranışı büyük ölçüde
           terketmişlerdir. Terkedilen sünnetleri, İslâmî gelenekleri ihya eden,
           yeniden uygulama alanına koyan müminlere büyük müjdelerin bulundu-
           ğu unutulmamalıdır.
             Cihad emrinden sonra müminlere, yine geçmiş kavimlerden ibret-
           li kıssalar anlatarak onları cihada sevkeden âyetler ileride gelecektir.



                                                                                   385
   378   379   380   381   382   383   384   385   386   387   388