Page 386 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 386
2 / BAKARA SÛRESİ · 244 – 252
248. Âyet metnindeki tâbût, Hz. Mûsâ’nın emri üzerine bir marangoz
tarafından ahşaptan yapılmış, içi ve dışı altın levha ile kaplanmış sandık-
tır. Yahudi literatüründe bu sandığa ahid sandığı denilmektedir. 2,5 x 1,5
arşın ebadında (1 arşın=68 cm.), yüksekliği de bir arşın kadar olan ahid
sandığının dört tarafında dört altın halka ve taşımak için bunlara geçi-
rilmiş iki sopa vardı. Tabutun içinde Tevrat’ın sayfaları yazılı malzeme,
Hz. Mûsâ ile kardeşi Hârûn’dan kalan elbise, baston (asâ), sancak gibi
bir kısım eşya (bakiye) bulunuyordu (genişbilgi için bk. Abdurrahman
Küçük, “Ahid Sandığı”, DİA, I, 535).
Sekînet İslâmî kaynaklarda, “sükûnet, gönül huzuru, yüksek moral”
mânalarında kullanılan Arapça bir kelime olarak düşünülmüştür. Buna
göre ahid sandığının yanlarında bulunması İsrâiloğulları’na moral veri-
yor, bunu uğur sayıyorlar, savaşta cesaretleri ve zafer ümitleri artıyor,
ahid sandığı yanlarında oldukça kendilerini güven içinde hissediyor-
lardı. Ancak İbrânîce’de –Arapça’daki sekîne gibi– yine sözlükte “otur-
ma, rahatlama” anlamına gelen “şekine” kelimesi yahudi literatüründe
dinî bir terim olarak kullanılmaktadır. Bu bilgiler ışığında, âyette geçen
sekînet kelimesini yahudi kültüründeki şekine teriminin özellikle yuka-
rıda işaret edilen ilk anlamıyla ilişkilendirmek mümkündür. Buna göre
İsrâiloğulları ahid sandığının bir tür ilâhî zuhur ve tecelliyi yansıttığına
inanıyorlar; bu inanç onlara güven veriyor, morallerini yükseltiyordu.
Yahudi kaynaklarına göre Filistîler İsrâiloğulları’nı mağlûp ettikle-
rinde, içinde Tevrat’ın bulunduğu ve ahid sandığı denilen kutsal sandı-
ğı da onlardan almış; gövdesi balık, kafası insan şeklinde olan ilâhları
Dagon’un bulunduğu mâbede götürmüşlerdi. Ahid sandığı burada yedi ay
kaldı. Bu esnada Filistîler’in başına birçok belâ ve felâket geldi. Bunları
ahid sandığını alıkoymalarına bağladıkları için bir araba hazırladılar,
önüne iki sağılan inek koştular. Ahid sandığını bu arabaya yüklediler
ve inekleri kendi başlarına bıraktılar. İnekler arabayı İsrâiloğulları’nın
memleketine getirdi. Onlar da büyük bir sevinç içinde onu bir eve koydu-
lar, oraya bir görevli tayin ettiler (I. Samuel, 5/1-7/2).
Âyette geçen “tabutu (sandığı) meleklerin taşıması”ndan maksat,
meleklerin rehberlik etmesidir.
388

