Page 384 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 384

2 / BAKARA SÛRESİ · 244 – 252



                 Bunlardan önce “güzel borç” verme teşvikinin araya sokulması, savaşa
                 katılan müminlerin buna ihtiyaç duymaları vâkıasına dayanmaktadır.
                 Gerçi güzel borç yalnızca savaşa gidenlere verilen borç değildir, ihtiyacı
                 olan herkese Allah rızâsından başka bir menfaat beklemeden verilen borç
                 karz-ı hasendir. Ancak bu ihtiyaç bir de kişinin savaşa katılma arzusun-
                 dan doğmuş olursa ödünç verme ecrinin katlanacağında şüphe yoktur.

                 246.  Olayın  tarihi  ve  şahıslarının  isimleri  değil,  kendisinin  önem-
                 li  olduğu;  ibret,  olup  bitende  bulunduğu  için  “(Mûsâ’dan  son-
                 ra  İsrâiloğulları’na  gönderilen)  peygamberlerden  biri”  denilip  isim
                 verilmemiştir.  Hz.  Mûsâ  zamanında  ayrıca  hükümdarlar  yoktu;
                 İsrâiloğulları’nın dinî ve siyasî lideri Hz. Mûsâ idi. Ancak onun zama-
                 nında yaşayanlar, hükümdar- peygamberin mânevî gücünden ve bere-
                 ketinden  yararlanacak,  peşine  düşerek  cihada  katılacak  yerde  “Sen
                 ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız” (Mâide 5/24) deme-
                 yi tercih etmişlerdi. Hz. Mûsâ’dan sonra onun yerini alan Hz. Yûşa’,
                 İsrâiloğulları’nı Filistin’e sokmuş, ülkeyi şehirlere ayırmış ve her biri-
                 ne bir hâkim/vali tayin etmişti, peygamberden ayrı bir kral yine mev-
                 cut değildi. Bu sistem 356 yıl devam etti. Peygamber Samuel zamanında
                 İsrâiloğulları bu korkaklıkları ve kolaycı tutumları yüzünden büyük bir
                 yenilgi alınca peygamberlerine gelerek kendilerine bir kral tayin etme-
                 sini istediler. Mekke’de durmadan savaşalım diye Hz. Peygamber’e baş-
                 vuran bazı kimselerin Medine’de cihad farz kılınınca korkuya kapılıp
                 “Rabbimiz! Bize savaşı niçin farz kıldın, bizi yakın bir süreye kadar geri
                 bıraksan olmaz mıydı?” (Nisâ 4/77) demeleri insan psikolojisini yansı-
                 tan bir örnektir. Dini aynı kaynaktan alan Samuel de kendisine gelenleri
                 ikaz etmiş, hükümdar tayininden sonra savaştan geri durmaları ihtima-
                 lini kendilerine hatırlatmış, bu vesileyle onları hem savaşa teşvik etmiş
                 hem de temsilciler vasıtasıyla caymama sözü almıştı.

                 247. Peygamberleri onlara Tâlût’un (Saul) Allah tarafından hükümdar
                 olarak tayin edildiğini bildirince buna iki sebeple itiraz ettiler: a) Tâlût
                 uzun boylu, yiğit bir halk çocuğu idi, İsrâiloğulları’nın ileri gelenlerin-
                 den, hükümdar çıkması beklenen ailelerinden değildi. Onların anla-
                 yışına göre böyle aileler dururken bir halk çocuğu hükümdar olamazdı;



          386
   379   380   381   382   383   384   385   386   387   388   389