Page 378 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 378

2 / BAKARA SÛRESİ · 243



                 nın teminini vasiyet etmesi câiz veya müstehaptır, karısı ise bu vasiyeti
                 uygulama konusunda serbesttir (el-Fevzü’l-kebîr, s. 24). Bu yoruma göre
                 burada, sonra gelen âyet ve hadislerin, “öncekilerin hükmünü tamamen
                 yürürlükten kaldırması” şeklinde bir nesih söz konusu olmayıp “geneli
                 özelleştirme, vâcibi müstehaba çevirme...” kabilinden bir tâdil (bu mâna-
                 da değiştirme) vardır.
                   Âyetlerle yukarıda nakledilen rivayetlerden bizim çıkardığımız sonuç
                 şudur: 234. âyet, kocası vefat eden kadının iddetini bir yıldan dört ay on
                 güne indirmiştir. Meşrû ve mâkul bir mazeret bulunmadıkça kadın bu
                 iddeti kocasının hânesinde geçirecektir. Miras âyeti ona mirastan hak
                 verdiği için ve tereke de vârislere intikal etmiş bulunduğu (kocasının mül-
                 kiyetinden çıktığı) için iddet esnasında terekeden nafaka hakkı yoktur.
                 Kadının malî durumu müsait olmazsa nafakası genel kurallara göre ilgili
                 ve borçlu yakınları tarafından karşılanacaktır. Kocasının “zevcesinin bir
                 yıl evinden çıkarılmamasını” vasiyet etmesi teşvik edilmiş (müstehap),
                 kadın da dört ay on günden sonraki kısmı koca evinde geçirip geçirmeme
                 konusunda serbest bırakılmıştır.

                 241. Zifaf yapılmadan boşanmış kadınlara nikâh akdi yapılırken mehir
                 belirlenmemişse bunun yerine geçecek bir şeyin verilmesi 236. âyet-
                 te emredilmişti ve bu emri birçok müctehid bağlayıcı (vücûb için) olan
                 bir emir olarak yorumlamışlardı. Burada bütün boşanan kadınlara, takvâ
                 sahibi (Allah’ın rızâsını gözeten, azabından sakınan) kocaların, gönül alıcı
                 bir şeyler vermesinin borç olduğu ifade buyurulmuştur. 236. âyette geçen
                 borcun bağlayıcı olmayan, iyilik severlerin yapacağı bir vicdan borcu oldu-
                 ğunu düşünen müctehidler buradaki borcu da öyle anlamış ve bunu, kısa
                 veya uzun bir müddet hayatı paylaştığı kadına onu boşayan kocası tarafın-
                 dan bir şeyler verilerek gönlünü almasının, iyi duygularla ayrılmayı sağ-
                 lamasının güzel olacağı gerekçesine bağlamışlardır. Bunu mehir dışında
                 ödenmesi gerekli bir boşama tazminatı olarak anlayanlar da vardır.

                                                                                 243










          380
   373   374   375   376   377   378   379   380   381   382   383