Page 330 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 330

2 / BAKARA SÛRESİ · 213 – 214



                 karşısında dayanışma ve paylaşmanın hayatî önem taşıdığı ilk devirler-
                 den sonra zamanla insanların zihinsel yetenekleri ve ihtiyaçları geliştik-
                 çe, belki sayıları çoğaldıkça, insanlar kavim ve kabilelere bölündükçe,
                 tabiatın zorlukları karşısında başarılar kazandıkça aralarında çatışma
                 eğilimleri de gelişmeye başladı; sürtüşmeler arttı. Kimi insanlar yanlış
                 düşünmeye, kişisel çıkarlarını hak ve adalet ölçülerinin üstünde tutmaya
                 başladılar; böylece doğru olmayan görüş, inanç ve davranışlara saptılar.
                 Nihayet insanlar arasında geniş çaplı çözülmeler, toplumsal ihtilâflar
                 ve çekişmeler ortaya çıktı. Bunun üzerine yüce Allah tarafından pey-
                 gamberler gönderildi, kitaplar indirildi. Bu peygamberler iyi yolda olan
                 insanlara dünya ve âhirette kazanacakları güzellikleri müjdelediler; kötü
                 yoldan gidenleri uğrayacakları sıkıntılar ve cezalar konusunda uyardılar.
                 Allah Teâlâ, bu peygamberler silsilesinin son halkası olmak üzere insan-
                 lığa Hz. Muhammed’i ve onunla birlikte son kutsal kitap olmak üzere
                 Kur’an’ı gönderdi. Hz. Muhammed pek çok bakımdan ihtilâfa düşmüş ve
                 çözülmüş olan insanlığı yeniden toparlamak, aslî fıtratına döndürmek,
                 onları hidayete yöneltmek, doğru inanç ve davranış ilkelerinde birleş-
                 miş “bir tek ümmet” haline getirmek için çalışmıştır. Az önce geçen “Ey
                 iman edenler! Hep birden barışa (barış, itaat, teslimiyet ve kurtuluş dini
                 olan İslâm’a) girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin; çünkü o, apaçık
                 düşmanınızdır” meâlindeki âyet de Kur’an’ın insan oğluna aslî fıtratı-
                 nı, özündeki iyiliği koruma, kötülüğe başkaldırma yolundaki çağrısı-
                 dır. Müslüman âlimlerin İslâm’ı insanlığın fıtrî dini ve dolayısıyla Hz.
                 Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin tebliğ ettiği
                 dinlerin özü ve esası olarak kabul etmeleri de aynı düşünceye dayanmak-
                 tadır. Kur’an-ı Kerîm’de buna işaret eden pek çok âyet vardır (meselâ bk.
                 Bakara 2/131-132, 136; Nisâ 4/163; Mâide 5/69; Hac 22/78).
                   Allah Teâlâ geçmişte, insan oğlunun cehaleti yüzünden ortaya çıkan
                 yanlış inanç ve yaşayış tarzlarını ortadan kaldırmak için peygamber-
                 ler göndermiş, kitaplar indirmiş, bu suretle insanlar yeniden hidayete
                 kavuşmuşlar; fakat zamanla kitap indirilen kavimler arasında da ihtilâflar
                 çıkmıştır. Bu ihtilâflar iyi niyete dayalı mâkul ve meşrû anlayış farkların-
                 dan kaynaklanacağı gibi kötü niyetle de çıkarılmış olabilir. Âyette “arala-
                 rındaki kıskançlık yüzünden” ifadesinden anlaşıldığı üzere, ikinci türden



          332
   325   326   327   328   329   330   331   332   333   334   335