Page 329 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 329

2 / BAKARA SÛRESİ · 213 – 214



           285-287). 4. Âyet genel insanlık tarihiyle değil, özel olarak Hz. Mûsâ’dan
           sonraki yahudilerle ilgilidir. Buna göre yahudiler başlangıçta bir tek
           ümmet olarak Mûsâ’ya inanıp onun izinden gidiyorlardı. Fakat sonradan
           kıskançlık ve isyankârlık duygularına kapılarak ihtilâfa düştüler; Allah da
           tekrar durumlarını düzeltmelerini sağlamak üzere peygamberler gönder-
           di. 5. Mu‘tezile’nin önde gelen âlimlerinden Kadı Abdülcebbâr ise âyeti
           şu şekilde anlamıştır: İnsanlar temelde tek bir ümmet olarak, Allah’ın
           varlığını ve sıfatlarını kabul etmek, Allah’a kulluk ve şükretmek; zulüm,
           yalancılık, cahillik vb. kötülüklerden kaçınmak gibi aklî gerçekleri ve
           doğruları kavrayıp benimsiyorlardı. Konumuz olan âyetin üslûbundan
           da peygamberler gönderilmesinden önceki insanların “akıldan istifade
           ile düzenlenmiş bir şeriat içinde bulundukları” anlaşılmaktadır. Daha
           sonra ortaya çıkan çeşitli sebepler yüzünden insanlar arasında ihtilâf-
           lar doğmuş; bunun üzerine Allah Teâlâ onların bilgilerini ve inançları-
           nı desteklemek üzere peygamberler göndermiştir (Râzî, VI, 13). 6. M.
           Reşîd Rızâ ise âyetteki ümmet kelimesini dinî bir terim olarak anlamama
           eğilimindedir. Ona göre Allah Teâlâ ilk insanları, biyolojik varlıklarını
           tek başlarına sürdüremeyecek derecede birbirine bağımlı olarak yarattı.
           Bu durumda onlar, bedensel ve ruhsal ihtiyaçlarını ancak toplu olarak
           yaşayıp güçlerini birleştirerek karşılayabilirlerdi. Bu sebeple insanlar
           başlangıçta bir tek topluluk olarak yaşıyorlardı. Öte yandan insanların
           farklı görüşlere sahip olmaları ve farklı çıkarlar gözetmeleri, aralarında
           ihtilâflar doğmasına da yol açtı. Bu ihtilâfların ümmet arasındaki birli-
           ği bozmasını önlemek, ilişkileri hak ve adalet ölçülerine göre düzenle-
           mek üzere peygamberler gönderildi. Peygamberler insanlara, belirlen-
           miş görevlere uymaları, haklarına razı olmaları halinde elde edecekleri
           dünya-âhiret hayır ve mutluluğunu müjdeliyor; âkıbetlerini göz önüne
           almadan kısa zevklerine aldanmaları halinde ümitlerinin boşa çıkacağı-
           nı, işlerinin sonuçsuz kalacağını ve nihayet âhiret azabına çarptırılacak-
           larını bildirerek onları uyarıyorlardı (II, 282).
             Sonuç olarak âyetten anlaşıldığına göre insanlar, temelde temiz bir
           yaratılışa (fıtrat), hakkı kabul edip uygulamaya yatkın bir tabiata sahip
           olarak yaratılmışlardır ve –belki– başlangıçta, basit de olsa uyumlu ve
           düzenli bir topluluk olarak da yaşamışlardı. Fakat iptidai hayat şartları



                                                                                   331
   324   325   326   327   328   329   330   331   332   333   334